HONORABLY in Turkish translation

şerefle
honor
honour
glory
pleasure
dignity
toast
cheers
privilege
onurlu
honor
honour
honorary
dignity
pride
honorable
proud
onurunla
honor
honour
honorary
dignity
pride
honorable
proud
şerefli
honor
honour
glory
pleasure
dignity
toast
cheers
privilege
şerefiyle
honor
honour
glory
pleasure
dignity
toast
cheers
privilege
şereflice
honor
honour
glory
pleasure
dignity
toast
cheers
privilege
onurla
honor
honour
honorary
dignity
pride
honorable
proud
onuruyla
honor
honour
honorary
dignity
pride
honorable
proud

Examples of using Honorably in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And military records go missing all the time.- That Bush served honorably.
Bushun şereflice görev yaptığını… ve askeri kayıtların sürekli kaybolduğunu söylüyorlar.
Live honorably… or die miserably.
Ya da sefilce öl. Onurunla yaşa.
He gave his name, his fortune and his love… honorably.
Ona adını, ayrıca onuruyla… sevgisini verdi.
You must act honorably… with respect to Mandras and his mother.
Onurlu davranmalısın… Mandrasla annesine karşı saygılı.
Served his country honorably. Yeah.
Evet. Ülkesine şerefle hizmet etmiş.
Here's your chance to die honorably as an Imperial soldier!
İşte sana bir İmparatorluk Askeri olarak şereflice ölme fırsatı!
You're going to fight honorably, as promised.
Söz verdiğin gibi onurunla dövüşeceksin.
You have served honorably.- Congratulations.
Sen onurlu hizmet etmiş. Tebrikler.
Now, senator mccain has served this country honorably.
Şimdi, Senatör Mccain bu ülkeye şerefle hizmet etti.
Has the plaintiff lived honorably since you have lived together?
Birlikte yaşadığınız zaman zarfında…-… davacı şereflice yaşadı mı?
Except a chance to die honorably, and possibly live.
Bir şans onurlu ölmek dışında ve muhtemelen yaşıyor.
One can't be expected to behave honorably when raised among thieves, after all.
Sonuçta insan hırsızlar arasında büyüyünce onurlu davranması beklenemez.
If you were taken from battle for my father's army you would be treated honorably.
Babamın ordusu için savaştan alınmışsanız, onurlu davranmanız gerekiyor.
As I said to you before, he's acted honorably.
Önceden dediğim gibi, o onurlu davrandı.
His Excellency hopes that you will die honorably.
Ekselânsları onurunuzla ölmenizi umut ediyor.
And what about the people you were so honorably protecting?
Peki o şerefinle koruduğun insanlara ne olacak?
I leave honorably.
Onurumla gidiyorum.
And die for your country. We earnestly hope you will fight honorably.
Ve gerçekten onurunuzla savaşıp… ülkeniz için ölmenizi bekliyoruz.
You have served honorably.- Congratulations.
Şerefinizle hizmet ettiniz.- Tebrikler.
I wanted to leave honorably, but I guess it's come to this.
Şerefimle ayrılmak istemiştim ama sanırım sonuç böyle oldu.
Results: 146, Time: 0.0546

Top dictionary queries

English - Turkish