"Bevin" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Bevin)

Low quality sentence examples

Bevin söylediğine göre eğitimi bırakmayı düşünüyormuşsun.
Well, bev tells me that you're thinking about leaving the program.
Aslında, Bevin de bildiği gibi.
Actually, as Bev knows.
On yaşındaki Bevin Rennie Llywellen mi?
Ten-year-old Bevin Rennie Llywellen?
Katie, git Bevin makyajına yardım et.
Katie, go help Bev with her makeup.
Bevin, senin… naneli sakıza ihtiyacın var.
Bevin, you need… a breath mint.
Tamam. Bevin, senden bacağını daha.
Okay. Bevin, I want you to go into a high kick.
Bevin için, endüstriyel işçiler, onun adımlarıydı.
For Bevin, the industrial workers were his people.
Bevin yönetiminin kürtaj klinikleriyle ilgili yeni kuralları.
Bevin administration's new rules for abortion clinics.
Bevin, geçiktin. Bunlar da ne?
Bevin, you're late, and what are those?
Fakat, Bevin gösteri seçmelerine hazırlanması gerekiyor.
But, uh, Bev has to prepare for her Showcase audition.
Ingiltere Disisleri Sekreteri Ernest Bevin girislere kota koydu.
Ernest Bevin, Britain's Foreign Secretary, stuck to the quota.
Pekala. Şimdi Bevin çamaşırlarını katlamaya gitmem gerekiyor.
All right. Well, now I get to go fold Bev's delicates.
On yaşındaki Bevin Rennie Llywellen mi? Bekle!
Ten-year-old Bevin Rennie Llywellen? Wait!
Dostum, bilirsin. Bevin hep birşeyler duyar.
Man, you know Bevin be hearing things.
Şimdi gidip Bevin narin çamaşırlarını katlayayım. Pekala.
All right. Well, now I get to go fold Bev's delicates.
Bevin, senden bacağını daha yukarı kaldırmanı istiyorum.
Bevin, I want you to go into a high kick.
Bevin böbrek taşımı düşürmemde yardım etmesi lazım da.
I need Bev to help me pass a kidney stone.
Pekala. Şimdi gidip Bevin narin çamaşırlarını katlayayım.
All right. Well, now I get to go fold Bev's delicates.
Ihtiyacın var. Bevin, senin… naneli sakıza.
Bevin, you need… a breath mint.
Bevin Evan Mirskey, başın çok büyük bir belada.
Bevin Evan Mirsky,- you are in so much trouble.