"Bleek" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Bleek)

Low quality sentence examples

Görüşürüz, Bleek. Tamam, güzel.
Later, Bleek. Okay, cool.
Bleek dışarı gelebilecek mi öğrenmek istiyorduk.
We wanted to know if Bleek can come out.
Bleek, gel şu zenciyi al!
Bleek, come get this nigger!
Bleek geçmişe bir kapı açtıklarını anladı.
Bleek realised that they opened a rare window onto the past.
Görüşürüz, Bleek. Tamam, güzel.
Later, Bleek. Cool.- Okay.
Bleek bunu bir sene önce ödünç almıştı.
Bleek borrowed this a year ago.
Binbaşı Duncan Bleek, Doktor Watsonun arkadaşıyım.
Major Duncan Bleek, a friend of Doctor Watson's.
Binbaşı Duncan Bleek, Doktor Watsonun arkadaşıyım.
A friend of Doctor Watson's. Major Duncan Bleek.
Tamam, güzel.- Görüşürüz, Bleek.
Later, Bleek. Okay, cool.
Blues hakkında bir şeyler biliyorsun Bleek!
I know about the blues, Bleek.
Binbaşı Duncan Bleek, bu Sherlock Holmes.
Major Duncan Bleek this is Sherlock Holmes.
Tamam, güzel.- Görüşürüz, Bleek.
Later, Bleek. Cool.- Okay.
Duncan Bleek.
Duncan Bleek.
Moe, Josh, ve Bleek paraları götürüyor.
Moe, Josh and Bleek have been bringing in cash dollars.
Senin yatağındayım Bleek, Clarke, İndigo değil!
I am in your bed, Bleek… Indigo, not Clarke!
Memphis Bleek, Beanie Sigel, Freeway gibi sanatçılar.
Artists like Memphis Bleek, Beanie Sigel, Freeway.
Eğer daha fazla çalamasaydın ne yapardın Bleek?
What would you do, Bleek, if you couldn't play anymore?
Bleek, bilmek istiyorum, bugün kaç tur atacaksın?
Bleek, I want to know how many laps you're going to do today?
Sevgili Watson, Binbaşı Duncan Bleek hakkında ne biliyorsun?
Just what do you know My dear Watson, about Major Duncan Bleek?
Binbaşı Duncan Bleek, Teşekkür ederim. senin arkadaşın, Doktor.
Thank you. Major Duncan Bleek that would be your friend Doctor.