"Ceylanlar" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Ceylanlar)

Low quality sentence examples

Bizim ceylânlarımız.
Our gazelles.
Baban ceylanları kovalardı.
Your dad chased gazelles.
Ceylanları gördün mü?
Did you see the gazelles?
Cynthia, ceylanım.
Cynthia, my dear.
Thomson ve Grants ceylanları.
Thomson and Grant's gazelles.
Kumar borcu, ceylanım.
Gambling debts, my gazelle.
Yatağımıza gidelim, ceylanım.
Let's go to bed, darling.
Gördün mü aslanlar ceylanları yer.
You see lions eat gazelle.
Peki ceylanlara ne oldu?
But what happened to the gazelles?
Şarkı Ceylanım hastadır hasta.
My gazelle is sick.
İyi geceler, ceylanım.
Goodnight, dearest.
Herkes maçtayken biz ceylanları kovalayacağız.
We're gonna stalk the gazelles while everybody's at the game.
Ben ormanın narin ceylanıyım.
I am a delicate deer of the jungle.
Ceylanım, yolculuğumuz burada bitti.
Your journey ends here, darling.
Ama ceylanım, beyler haklılar.
But darling, these gentlemen are right.
Ama peki ceylanlara ne oldu?
But what happened to the gazelles?
Ceylanların güvenli hissedecekleri bir yer.
Someplace the deer feels safe.
Geyik ve ceylanların oynadığı yerde.
Where the deer and the antelope play.
O benim ceylanımdı, bense onun bizonu.
She was my gazelle, I was her buffalo.
Sen ceylansın, evlât.- Hayır.
You're, you're a gazelle, man. Nope. Nope.