"Coles" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish
(
Coles)
Bayan Coles, sınıfımdan dışarı çık.
Miss Coles, get out of my classroom.Siz yönetmen Coles Burroughs misiniz?
Are you Coles Burroughs, the film director?Selam. -Merhaba Bay Coles.
Hey.- Hi, Mr. Coles.Coles, neler olduğunu anlat bana.
Coles, tell me what's going on.
Funny to you too, Coles, huh?Pekâlâ Bayan Coles, vakit geldi.
Okay, Ms. Coles. It's time.Bob McLean Coles& Johnsondan ayrılıyormuş.
Bob McClean's leaving Coles& Johnson.Sadece benimle konuşmanı istiyorum Coles?
I'm just asking you to talk to me. Coles?Yarın Coles ile akşam yemeği yiyeceğim.
I'm having lunch with Coles tomorrow.Pekâlâ Bayan Coles, gitme vaktiniz geldi.
All right, Mrs. Coles, it's time for you to leave.Ya da birimiz Coles, diğerimiz de McCain.
Or one of us is Coles and one is McCain.Sizinle çalışmayı dört gözle bekliyorum Bay Coles.
I look forward to working with you, Mr. Coles.Öyleyse, Henry Coles aradığımız adam değilmiş.
So Henry Coles wasn't the guy.Bay Coles, şirket başkanımız ve genel müdürümüz.
Mr. Coles, our president and general manager.Açık sözlülüğün için teşekkür ederim, Bayan Coles.
Thank you for your candor, Ms. Coles.Hey, iyi işler yapmaya devam et Coles.
Hey, keep up the good work, Coles.Sence Coles ilanın arkasındaki kişi mi?
Do you think Cole's behind the billboard?Bruce Coles için bir yonca hazırlar mısın?
Make this shamrock out for Bruce coles.Aslında Coles şu'' Taco Adam'' spotlarını yaptı.
Actually, Coles did all those"Taco Man" spots.Coles, bizim ona Metroda verdiğimiz gizli bir kimlikti.
Coles was his undercover identity we set up for him at Metro.
Turkce
Български
Deutsch
Ελληνικά
عربى
বাংলা
Český
Dansk
Español
Suomi
Français
עִברִית
हिंदी
Hrvatski
Magyar
Bahasa indonesia
Italiano
日本語
Қазақ
한국어
മലയാളം
मराठी
Bahasa malay
Nederlands
Norsk
Polski
Português
Română
Русский
Slovenský
Slovenski
Српски
Svenska
தமிழ்
తెలుగు
ไทย
Tagalog
Українська
اردو
Tiếng việt
中文