"Elis" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Elis)

Low quality sentence examples

Eva ve Elis evlerini bize açmışlardı.
Eva and Elis had lent us their house.
Evet. Elis dans etmemden nefret eder.
Elis hate when I dance.-Oh yes.
Elis dans etmemden nefret eder.- Evet.
Elis hates when I dance.- Yes.
Merhaba?- Merhaba, ben Elis.
Hi, this is Elis. Hello?
Eva ve Elis evlerini bize açmışlardı.
Eva and Elis loaned us their house.
Elis, Baba diye biri arıyor.
Elis, it someone named Baba.
Eğer önemli olan grupsa ve Elis değilse.
It's only the band that matters, not Elis.
Elis! Anna kâbus görüyor olmalı.
Andreas!- Anna's having a nightmare.
Andreas! Anna kâbus görüyor olmalı. Elis!
Anna's having a nightmare. Elis! Andreas!
Merhaba?- Merhaba, ben Elis.
Hello.- This is Elis.
MErhaba ben Bobo Elis Liljegren ile görüşebilir miyim.
Hi, my name is Bobo I'm looking for Elis Liljegren.
Anna kâbus görüyor olmalı. Elis!
Andreas!- Anna's having a nightmare!
Andreas! Anna kâbus görüyor olmalı. Elis!
Anna's having a nightmare. Andreas! Elis!
Elis, kravat konusunda bana yardım edebilir misin?
Elis, can you help me with the tie?
Demek Tanrıya inanıyor muyum, ha Elis?
Do I believe in God, Elis?
diyor Elis.
says Elis.
Andreas da, Elis için çalışmaya devam etti.
Anna got a translation job, and Andreas kept working for Elis.
Insanların budalalıklarından çekinmeyi… ikiyüzlülük olarak görüyor. Bence Elis.
I think that Elis Vergérus finds it hypocritical.
Merhaba, Elis Whitmanla konuşabilir miyim, lütfen?
Hello. May I please speak with Ellis Whitman?
Ama elis daha çok yakışıyor sana.
But you fit much better with Elis.