"Fitzwilliam" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Fitzwilliam)

Low quality sentence examples

Lady Catherinee özürlerimi ilet, Fitzwilliam.
Make my apologies to Lady Catherine, Fitzwilliam.
Pemberleyin sahibi Bay Fitzwilliam Darcy mi?
Mr Fitzwilliam Darcy of Pemberley?
Leydi Catherinee de özürlerimi ilet, Fitzwilliam.
Make my apologies to Lady Catherine, Fitzwilliam.
Reggie Fitzwilliam, beni hatırladınız mı?
Reggie Fitzwilliam, you remember me?
Albay Fitzwilliam bu akşam alayından geri dönüyor.
Colonel Fitzwilliam is returning to his regiment this afternoon.
Bu İrlandalı ismi değil mi?- Fitzwilliam.
Isn't that an Irish name? Fitzwilliam.
Fitzwilliam. Bu İrlandalı ismi değil mi?
Isn't that an Irish name? Fitzwilliam.
Albay Fitzwilliam derhal ayrılıyor lütfen atını hazırla!
Colonel Fitzwilliam is leaving immediately, please prepare his horse!
Bize biraz izin verir misiniz Bay Fitzwilliam?
Would you mind excusing us for a moment, Mr. Fitzwilliam?
Soğumuş çorbadan nefret ederim Koluma gir, Fitzwilliam.
I hate cold soup. Your arm, Fitzwilliam.
Pauline Fitzwilliam hakkında bir kaç soru sormak istiyordum.
I would like to ask you a few questions about Pauline Fitzwilliam.
Stoneheart için ne zamandır çalışıyorsunuz Bay Fitzwilliam?
How long have you worked for Stoneheart, Mr. Fitzwilliam?
Lütfen Fitzwilliam, en azından karımı duruşmadan uzak tut.
Please, Fitzwilliam, at LEAST keep my wife away from the trial.
Efendi Fitzwilliam aniden kaçtı
Master Fitzwilliam just… slipped away,
Abby Fitzwilliam, isyankâr ruhlu tam bir parti kızı.
Abby Fitzwilliam is a party girl with a rebellious streak.
Albay Fitzwilliam, Bayan Collins.
Col. Fitzwilliam, Mrs. Collins.
Dışarı yalnız çıkmayı kafasına koyduğunu duyduğum Albay Fitzwilliam dışında.
Except for Colonel Fitzwilliam, whom I hear took it into his head to go out alone.
Soğumuş çorbadan nefret ederim Koluma gir, Fitzwilliam. Gelin.
Your arm, Fitzwilliam. Come, I hate cold soup.
Albay Fitzwilliam kuzeniniz, söylediklerime inanmamanız gerektiğini anlatmaya çalışıyor.
Your cousin would teach you not to believe a word I say, Colonel Fitzwilliam.
Fitzwilliam, içinde küçük ördekler
FitzwiIIiam, you recall the lake with its charming crocodiles