"Flik" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Flik)

Low quality sentence examples

Hey, Flik! Bekle!
Wait up! Hey, Flik!
Hey! Flik! Buradayım! Flik!.
Over here! Flik! Hey! Flik!.
Flik!- Herşey düzelecek Dot!
It's going to be okay, Dot.- Flik!
Flik, uzun bir görüşmeden sonra.
Flik, after much deliberation.
Flik, lütfen.- Yanlış!
Wrong!- Flik, please!
Geri geldi?- Flik döndü!
He's back? Flik has returned!
Flik!- Hey! Flik! Buradayım!
Flik! Over here!- Hey! Flik!.
Hoşça kalın!- Görüşürüz Flik!
Bye! See you, Flik!
Sana da onları bulduğun için teşekkürler Flik.
And, thank you for finding them, Flik.
Hey! Flik! Buradayım! Flik!.
Flik! Over here!- Hey! Flik!.
Kaçın! Flik! Tam isabet!
Flik! Run! A direct hit!
Flik! Kaçın! Tam isabet!
Flik! Run! A direct hit!
Flik, sen pek çok güzel şeyler yaptın.
But Flik, you have done so many good things.-Oh.
Sana da onları bulduğun için teşekkürler Flik.
And thank you for findin''em, Flik.
Flik! -Hey! Buradayım! Flik!.
Over here! Flik! Hey! Flik!.
Tam isabet! Flik! Kaçın!
Flik! Run! A direct hit!
Flik!- Şimdi olmaz, Rosie.
Flik! Not right now Rosie.
Herşey düzelecek Dot.- Flik!
It's going to be okay, Dot.- Flik!
İşaret. Flik, uzun bir görüşmeden sonra.
Marker.- Ohh, I… Ow. Flik, after much deliberation.
Flik! Buradayım! Flik!- Hey!
Over here! Flik! Hey! Flik!.