Low quality sentence examples
Seni okula gitmekten kurtardım.
Spor salonuna gitmekten kurtardın beni evlat.
Bu iki kişiyi merkeze gitmekten kurtardın.
Eğer beni yemeğe gitmekten kurtarmazsan olacak.
Beni şehir merkezine gitmekten kurtardığın için teşekkürler.
En azından seni New Yorka gitmekten kurtardık.
Eğer beni yemeğe gitmekten kurtarmazsan olacak.
En azından beni spor salonuna gitmekten kurtardı.
Sanırım itirafın bizi çarşaflarınla DNA labaratuvarına gitmekten kurtardı.
Doctor Ridley, beni Ferguslara gitmekten kurtardığınız için teşekkür ederim.
Spor salonuna gitmekten kurtardın beni, evlat.- Evet, evet.
Bir acenteye gitmek insanı Bölge Kuruluna gitmekten kurtarmanın yanı sıra prosedürde başvurunun reddedilmesine neden olabilecek hatalar yapmasını da engelliyor.
Git gendini kurtar.
Git hepimizi kurtar.
Git çocukları kurtar.
Git nişanlımı kurtar.
Git onu kurtar.
Git babanı kurtar.
Git arkadaşlarını kurtar.
Git şehri kurtar.