Low quality sentence examples
Bu yüzden koku alamazlar. Ot tamamen iyonize olmuş olacak.
X-ışını fotonları atomları iyonize edebilecek ve molekuler bağları kırabilecek enerjiye sahiptir.
Civa ve çinkonun iyonize olması için gereken miktar tümörün boyutuna bağlı.
Katı veya iyonize plazma mı? Başka ne içebilirim zaten?
Civa ve çinkonun iyonize olması için gereken miktar tümörün boyutuna bağlı.
Elektronlar ve protonlar, bu parçacıklar tarafından atılır ve iyonize olur.
Bir buz ve iyonize gaz kütlesi 215e 3 yönünden sensör menziline giriyor.
Bu materyalin kutupsal jette iyonize olduğunu ve daha sonraki çarğışmalarda iyonize olmak yerine yıldızdan uzaklaştıkça yeniden birleştiğini gösterir.
İlerideki iyonize bulutların seviyesinde.
Bunlar iyonize hidrojen olmalı.
Fırtına atmosferi iyonize ediyor.
Dengelemek için iyonize cıvata taşıyıcı.
Neredeyse atmosferimizin tamamı iyonize oldu.
Neredeyse atmosferimizin tamamı iyonize oldu.
İtici gücü iyonize plazma kanallarına odaklamışsın.
Kendimizi iyonize gaz bulutu içinde bulabiliriz.
Zemini, iyonize bir tozla kaplı.
Atmosferimiz neredeyse tamamen iyonize edilmiş durumda.
O şey tüm sektörü iyonize etti.
İçeriye iyonize olmuş hidrojen bulutu sürüklenmiş durumda.