"Kastner" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Kastner)

Low quality sentence examples

Buradaki dostumuz Kastner, birçok kez hayatı tehlikede olan… insanları kurtarmak için Doğuya geçerek hayatını tehlikeye attı…
That is invaluable to the West. crossing to the East to rescue people whose lives are in danger… Our friend Kastner here has many times risked his life…
Teşekkür ederiz, Teğmen. Bay Kastner, onur duydum efendim.
Mr. Castler, I have the honor, sir.
Gel. Billy Kastner.
Billy kastner!- Come on.
Gel. Billy Kastner.
Come on. Billy Kastner.
Kastner, öyle mi?
Kastner, is that it?
Kastner olduğundan emin misin?
Are you sure it was Kastner?
Kendini mi yaraladın?- Kastner.
You cut yourself?- Kastner.
Kastner geldiğinde adamlarımız onu bekliyor olacak.
When Kastner comes, our men are waiting for him.
Kendini mi yaraladın?- Kastner.
Kastner.- You cut yourself?
Adının Kastner olduğunu söylememiş miydin?
Didn't you say his name was Kastner?
Birlikte gideceklerdi ve Kastner sokakta yakalanacaktı.
They would leave together and Kastner would be taken in the street.
Kastner o ailenin dostu. Bağlantıların var.
Kastner is a friend of that family. You have the contacts.
Gördüğün gibi, Kastner… geri döndüm.
As you can see, Kastner, I'm back.
Kastner o ailenin dostu. Bağlantıların var.
You have the contacts. Kastner is a friend of that family.
Billy Kastner kariyerini değiştirdi. Daniel Tennant.
Daniel Tennant. Billy Kastner's done amazing things with his career.
Yine mi Kastner? Şimdi ne oldu?
What's happened now?- Kastner again?
Daniel Tennant. Billy Kastner kariyerini değiştirdi.
Daniel Tennant. Billy Kastner's done amazing things with his career.
Kastner, evet. Onu tanıdığımı sanıyordum!
Kastner, yes. I thought I recognised him!
Kastner olayını çözmek için bir servet harcıyorlar.
They're spending a fortune to solve the Kastner case.
Kastner, evet. Onu tanıdığımı sanıyordum!
I thought I recognised him!- Kastner, yes!