"Kayce" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish
(
Kayce)
Yeterince mücadele etmiyorsun, Kayce.
You don't fight, Kayce.
Don't worry, dad. Kayce.Çünkü başka seçenekleri yok Kayce.
Cause they have no choice, Kayce.Gerçeği söyle Kayce.- Ben.
I just… The truth, Kayce.Kayce Three Forksda daha dönmedi.
Kayce's not back from Three Forks.Kayce! Çıkar onları oradan!
Kayce! Get out of there!Onun Kayce olup olmadığını bilmiyoruz.
We don't know it was Kayce.Karından hiç bahsetmedin, Kayce.
You haven't mentioned her, Kayce.Bunun açıklığa kavuşması lazım Kayce.
That has to be explained, Kayce.Ben politikacı değilim!- Kayce.
I ain't no politician!- Kayce.Hukuki görüşün mü bu Kayce?
Is that your legal opinion, Kayce?Hadi. Nerede olduğunu bilmiyorsun Kayce.
Come on. You don't know where it is, Kayce.Neler olduğunu bilmeye hakkım var Kayce.
I deserve to know what happened, Kayce.Başka bir kovboya ihtiyacım yok Kayce.
I don't need another cowboy, Kayce.Ben politikacı değilim!- Kayce.
Kayce--- I ain't no politician!Kayce sığırların yanında kamp kuracağınızı söyledi.
Kayce said that you're building a camp near the cattle.Hadi. Nerede olduğunu bilmiyorsun Kayce.
You don't know where it is, Kayce. Go on.Neler olduğunu bilmeyi hak ediyorum Kayce.
I deserve to know what happened, Kayce.Nasılsın?- Yalnızlık çekiyorum Kayce.
I'm lonely, Kayce. How are you?Nasılsın?- Yalnızlık çekiyorum Kayce.
How are you? I'm lonely, Kayce.
Turkce
Български
Deutsch
Ελληνικά
عربى
বাংলা
Český
Dansk
Español
Suomi
Français
עִברִית
हिंदी
Hrvatski
Magyar
Bahasa indonesia
Italiano
日本語
Қазақ
한국어
മലയാളം
मराठी
Bahasa malay
Nederlands
Norsk
Polski
Português
Română
Русский
Slovenský
Slovenski
Српски
Svenska
தமிழ்
తెలుగు
ไทย
Tagalog
Українська
اردو
Tiếng việt
中文