"Kiko" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Kiko)

Low quality sentence examples

Bugün nasılsın? Kiko, selam!
Kiko, hey. How are you today?
Emily neden Miamiye gitti? Kiko?
Kiko. Why did Emily go to Miami?
Kiko, burada yüzebilir miyiz?
Kiko, can we swim here?
Kiko. Onu uyanık mı tutmalıyız?
Kiko. Should we keep him awake?
Kiko ve ben burayı birlikte inşa ettik.
Kiko and I built all of this together.
Kurban Kiko Tanaka 22.15te tek başına çıktı.
The victim Kiko Tanaka left by herself at 22:15.
Kiko önceliklerin için seninle gurur duyardı.
Kiko would be so proud of your priorities.
Kiko, bir dakikalığına durabilir miyiz?
Kiko, can we just… stop for a minute?
biliyorsun Kiko.
you know that Kiko.
Onlara arkadaşın olduğumuzu söyle!- Kiko!
Kiko!- Tell him we're your friends!
Nereye gidiyoruz?- Kiko, neredeyiz?
Kiko, where are we? Where are we goin'?
Nereye gidiyoruz?- Kiko, neredeyiz?
Where are we goin'?- Kiko, where are we?
Yarın sabah Kiko bize dönüş yolunu gösterir.
Then Kiko will show us the way out in the morning.
Bu doğru değil Kiko, sen de biliyorsun.
It's not right, Kiko, and you know it.
Kurban Kiko Tanaka 22.15te tek başına çıktı.
Left by herself at 22:15. The victim Kiko Tanaka.
Kiko, bir dakikalığına duramaz mıyız?
Kiko, can we just… stop for a minute?
Kiko! Nasıl yaptığını bana da göster.
Hey, Kiko, show me how you do that.
Doğru. Kiko Segura sana içkiler için 10.
Kiko Segura got you ten grand for the mojitos. That's right.
Onlara arkadaşın olduğumuzu söyle!- Kiko!
Tell him we're your friends!- Kiko!
Nasıl yaptığını bana da göster. Kiko!
Hey, Kiko, show me how you do that!