"Koi" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Koi)

Low quality sentence examples

Koi büyük turuncu sazan balığıdır.
Koi, those big orange carp.
Koi anahtar. Dediğin gibi.
Like you said, the Koi is the key.
Koi balığı gibi ol.
Be the koi fish.
Koi sazanını bilir misin?
You know koi carp, right?
Günümüzde oldukça popüler olan Sazan balığından yapay seçilim yoluyla tamamen evcilleştirilmiş türleri olan koi ve japon balığı üretimi sırasıyla 2000 yıl önce Japonya ve Çinde başlamıştır.
Selective breeding of carp into today's popular and completely domesticated koi and goldfish began over 2,000 years ago in Japan and China, respectively.
Farklı koi çeşitleri.
Different varieties.
Girişteki koi havuzuna bak.
Look at the koi pond in the entryway.
Size koi havuzu yapıyorum.
Building you guys a koi pond.
Corbin Bernsenın koi havuzunda.
Passed out in Corbin Bernsen's koi pond.
Sadece bir koi balığı.
It's just a koi fish.
Aslında o bir koi balığı.
It's a koi, actually.
Her koi koi denildiğinde pot ikiye katlanır.
Points are doubled for each Koi Koi called.
Katee koi havuzunu gösterelim mi?
Can we show Kate the koi pond?
Sanırım bu koi çok pahalı.
This thing must be expensive.
Jakuziler, koi havuzları ve bir volkan.
Hot tubs, koi ponds, and a volcano.
Bense koi havuzunu bile ziyarete gelemiyorum.
I'm not even allowed to visit the koi pond.
Dostum, Beefer az önce koi gölüne kustu.
Dude, Beefer just puked in the koi pond.
Onun fikri bir koi balığı koymaktı.
Her idea is to involve, you know, koi fish.
Neden Millbrooka gidip yeni bir koi almıyoruz?
Into Millbrook and get a new koi? Since it's Saturday, why don't we go?
Sonra da gölde yüzen ölü bir koi gördüm.
That's when I saw this dead carp.