"Koyarak" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Koyarak)

Low quality sentence examples

Başına uyarı koyarak.
With a warning.
Beyne yakına koyarak.
Proximity to the brain.
Emilyi onun yanına koyarak.
By putting Emily next to him.
Bedeni mezara koyarak.
Committing which unto the grave.
Klingon gemisine sensörler koyarak.
By placing sensors onboard the Klingon ship.
Benim için anahtar koyarak.
Give me the keys.
Ellerini koyarak mı?
With laying on of the hands?
Bu koyarak bir yoludur.
That's one way of putting it.
Omzuna koyarak sıkıca tut.
Hold it tight against your shoulder.
Herşeyini ortaya koyarak savaşmış.
He fought with everything he had.
Otobüse bomba koyarak mı?
By putting a bomb on the bus?
Taş üstüne taş koyarak.
Most likely by putting stone upon stone.
Kendimizi ailelerinin yerine koyarak düşünemeyiz.
We can't substitute ourselves for the parents.
Penisini şeyin içine koyarak.
That's when you put your penis inside.
Üzerine peynir koyarak mı?
With cheese on it?
Oraya, koyarak ve Kelsoyu.
There, that and Kelso.
Mortadella bir sandviçe koyarak yemelisin.
Mortadella must be eaten in a sandwich.
Cesedime el koyarak mı?
Commandeering my body?
Yağ koyarak sattıklarını sanıyordum.
I thought it came with butter.
Eğer bunu onu koyarak durdurabilirsek.
If we could stop this by putting him to.