"Kringle" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Kringle)

Low quality sentence examples

Çökük bir adamdım Bayan Kringle.
I was a broken man, Miss Kringle.
Tabii ki! O bir Kringle.
Of course! He's a Kringle.
Onun adı Nick Kringle.- Evet.
His name is Nick Kringle.- Yes.
Kringle, iki dakika doldu.
Kringle, two minutes.
Evet. Onun adı Nick Kringle.
His name is Nick Kringle.- Yes.
Bayan Kringle, bu doğru değil.
Miss Kringle, this is not right.
Siz Bay Kringle soğukkanlı bir katilsiniz.
That you, Mr. Kringle, are a cold-blooded killer.
Hayır! Kringle, içeri gel.
No! Kringle, come in.
Kringle, içeri gel. Hayır!
No! Kringle, come in!
Bay Kringle iyi birine benziyor.
Mr. Kringle's a nice old man.
Kris Kringle.
Kris Kringle.
Kringle, kirasını zamanında öder miydi?
Kringle pay his rent on time?
Kringles.- Kringle deyip durmayın!
Kringles.- Stop saying Kringle!
Kimim ben, Kris Kringle mı?
What am I, Kris Kringle?
O bir Kringle. Tabii ki!
He's a Kringle. Of course!
Bana nerenizi beğenmediğinizi söyleyin, Bayan Kringle.
Tell me what you don't like about yourself, Mrs. Kringle.
Kringle, içeri gel. Hayır!
Kringle, come in. No!
O bir Kringle. Tabii ki!
Of course! He's a Kringle.
Onun adı Nick Kringle.- Evet.
Yes. His name is Nick Kringle.
Çünkü bu Kringle davası tam bir dinamit.
Because this Kringle case is dynamite.