"Maan" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Maan)

Low quality sentence examples

Ulusal karakterimiz en iyi Maan şehrinde görülür.
Nowhere is our national character more defined than in the city of Ma'an.
Ama Jan Maan bizimle kalmaya devam etti.
But Jan Maan always stayed with us.
Bu ailenin adına leke sürmene izin vermem Maan.
I will not let you disgrace this family's name, Maan.
Agarwalla tapınak konusunu konuştum ama Maan işi bozdu.
I spoke to Agarwal about the temple, as you would asked, but then Maan ruined it.
Tanrım! Azıcık sür Maan, çok değil!
Just a smidgen, Maan, no more! Oh, my God!
Ee Viku, neden Suraj Maan Singhle buluşuyoruz?
So, Viku, why are we meeting Suraj Maan Singh?
Maan ve arkadaşlarının Holide ne kadar azıttığını bilmiyorsunuz.
You don't know what Maan and his friends can be like at Holi.
Pek çok savaşçımız ona sadık, özellikle Maan dan.
Many of our fighters are loyal to him, especially from Ma'an.
Ve benim emrimle, Maan ilinin Valisi olarak.
And mine, as governor of Ma'an Province.
Yani Suraj Maan Singh sabah seni de toplantıya çağırdı.
I mean Suraj Maan Singh's called me for a meeting in the morning.
Firoz da ortada yok, yani… Maan nerede?
Firoz seems to have disappeared too, so… Where's Maan gone now?
Krallığın Bhagwan Das ve Maan Singh arasında paylaşılması umrumda değil.
I don't mind sharing the kingdom with Bhagwan Das and Maan Singh.
Maan ülkenin öbür ucu. Uçakla birkaç saatlik yol.
Ma'an is… across the country, a couple hours by air.
Üç hafta sonra Jan Maan, yeni nişanlısını tanıştırdığında bile.
When Jan Maan introduced his new fiancee three weeks later.
Ölen bir kadını Halifelik askerleriyle dolu Maan sokaklarında taşıyamazsın.
You can't carry a dying woman through the streets of Ma'an,- with Caliphate soldiers.
Seninle Tariq dışında, Maan hakkındaki gerçeği başka kim biliyor?
Besides you and Tariq, who else knows the truth about Ma'an?
Bunu Maan içinde sürgün bir hükümet kurmak için kullanırsak olmaz.
Not if we use that fact to establish a government-in-exile inside Ma'an.
Karaborsacılar, vergi vermemek için malları Maan dışına bu tünellerden çıkartıyorlar.
Black market traders used these tunnels to avoid paying taxes on goods in and out of Ma'an.
Maan a hareket etmek için planlar yapıyorlar. Şehri geri almak için.
They're making plans to move into Ma'an to take back the city.
Tanrı aşkına Maan! Maan!
For God's sake, Maan!- Maan!