"Milus" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Milus)

Low quality sentence examples

Sizinle çok ortak yönümüz var Milus.
We have much in common, you and I, Milus.
Ne Milus? Onsuz daha iyiyiz.
What, Milus? We're better off without him.
Ne Milus? Onsuz daha iyiyiz?
We're better off without him. What, Milus?
Milus zarar verdi mi?- Hayır?
No.- And has Milus done any harm?
Milus zarar verdi mi?- Hayır.
And has Milus done any harm?- No.
Peki Milus bana ihanet etmeni önerdi?
So what did Milus offer you to betray me?
Tobin: Milus öldüğünde ordusu benim ordum olur.
Your army. With Milus dead, his army becomes my army.
Tobin: Milus öldüğünde ordusu benim ordum olur.
With Milus dead, his army becomes my army, and therefore, your army.
Tıpkı senin gibi tatlı Milus bala ulaşabilmek için kovanı karıştırmak zorunda kaldım.
I was forced to stir the hive to get the honey.
Saldırgan, gizli kapaklı ve sıklıkla yasadışı taktiklerinize rağmen size hayranlık duyuyorum Milus.
Despite your aggressive, secretive and often illicit tactics, I am quite fond of you, Milus.
Saldırgan, gizli kapaklı ve sıklıkla yasadışı taktiklerinize rağmen… size hayranlık duyuyorum Milus.
And often illicit tactics, I am quite fond of you, Milus. Despite your aggressive, secretive.
Milus bariz seçimdi.
Milus was the obvious choice.
Hoşgeldin kuzen Milus.
Welcome, cousin Milus.
Teşekkür ederim Milus.
Thank you, Milus.
İyi akşamlar Milus.
Good night, Milus.
Milus hain dönüyor.
Milus turning traitor.
Ben de Milus.
As am I, Milus.
Köklerini kazıyacağız Milus.
You will break them, Milus.
Ben daima samimiyim Milus.
I'm always earnest, Milus.
Sen bir lidersin Milus.
You are a leader, Milus.