Low quality sentence examples
Mumları üfleyin.
Aşk mumları.
Mumları getireceğim.
Rüzgardaki mumum.
Biz kabuklarımızı mumlu alıyoruz.
Mumlu madde mi?
Matematik mumlu kil gibidir.
Sol çekmecede mumlu kağıdın altında.
Gidip kendime mumlu kağıt bulayım.
Bu mumlu ayin, diğerlerine benzemeyecek.
Mumlu kağıdın altında. Sol çekmecede.
Mumlu kil, ruh işaret vermek isterse diye.
Başlarken şablon olarak kullandığın mumlu kağıt peki?
Mumlu skandal, cilveli kandil, Charlotte gibi zalim.
Keskin sapları olmayan mumlu beyaz bir gövdeye sahiptir.
Ama adam bir mumlu gece nöbetinde gibiydi bütün gece.
Tek kelime etmem. Mumlu kağıdı olan var mı?
Kevin beni mumlu, çiçekli bir akşam yemeğine davet etti.
Tek kelime etmem. Mumlu kağıdı olan var mı?
Ama sanki cildi bir şekilde korunmuş ve mumlu bir kabukta sertleşmiş.