Low quality sentence examples
Lensler. Bu Toymanin Obsidian Platinum lensleri vardı.
Bir sonraki sahneniz merkezde gezici Obsidian mağazasında.
Bu Toymanin Obsidian Platinum lensleri vardı. Lensler.
CatCo da Obsidian için mükemmel reklam platformu olur.
Obsidian Order mı?
Bu Obsidian Order işi.
Tain Obsidian Orderın kendisiydi.
Obsidian Northta çalıştığını söylemiştin?
Obsidian Orderin gözetleme cihazları.
Demek ki Obsidian Orderın.
Dejar, Obsidian Order çalışanı.
Bir hediye! Obsidian Northtan!
Obsidian diye bir gezegen vardı.
Bu bir Obsidian karşıtı bildiri.
Obsidian Order demek Kardasya demektir.
Obsidian Worldwide Birlik Festivaliyle başlıyor.
Gümüş gözler Obsidian North sayesinde.
Obsidian Platinumun içinde kurallar yoktur.
Obsidian Teşkilatı da aynı şekilde işlerdi.
Eskiden Obsidian Order üyesi olduğumu düşünüyor.