"Orrin" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Orrin)

Low quality sentence examples

Nasılsın? Bob. Günaydın, Orrin.
Bob. How are you? Good morning, Orrin.
Bob. Nasılsın? Günaydın, Orrin.
Bob. How are you? Good morning, Orrin.
Robert Axelrod için Orrin Bach hakkında.
Orrin Bach for Robert Axelrod.
Pekâlâ Orrin, bugün senin şanslı günün.
Well, orrin, today's your lucky day.
Nasılsın? Bob. Günaydın, Orrin.
Good morning, Orrin. Bob. How are you?
Orrin Knoxu mu kastediyorsun, Bob?
You mean Orrin Knox, Bob?
Orrin, görünüşe göre bugün beraber takılıyoruz.
We seem to hang around together, Orrin.
Evet, bu doğru.- Orrin.
Oh, yeah, that is true.- Orrin.
Orrin, üzgünüm. Onu demek istememiştim.
Orrin, I'm sorry, I-I didn't mean to imply that.
Orrin.- Evet, bu doğru.
Oh, yeah, that is true.- Orrin.
Bob. Nasılsın? Günaydın, Orrin.
Good morning, Orrin. Bob. How are you?
Orrin uzun zaman önce o Krill hapishanesinde öldü.
Orrin died a long time ago, back in that Krill prison.
Onu orada gezinirken görmüştüm. Orrin oradaydı.
Orrin was back there. That's where I saw him snooping around.
Orrin, gidip de çırağını görme vaktin geldi.
Orrin, time for you to go see your protégé.
O zaman Orrin bunun bir tuzak olduğunu anlar.
Then Orrin will know it's a setup.
İkinizi de öldüreceğiz. Pek sayılmaz. Orrin.
Orrin… We kill you both. Not quite.
Özür dilerim. Orrin Hatchin kafesinden çıktığını bilmiyordum.
I didn't know Orrin Hatch was out of his cage.
Orrin ve ben çok yakın arkadaşlardık. Teşekkürler.
Thanks. Orrin and I were best friends.
Orrin ve ben çok yakın arkadaşlardık. Teşekkürler.
Orrin and I were best friends. Thanks.
Teşekkürler. Orrin ve ben çok yakın arkadaşlardık.
Thanks. Orrin and I were best friends.