"Pidge" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Pidge)

Low quality sentence examples

Pidge, orada mısın?
Pidge, are you there?
Pidge hızlandırıcı roket eklemişti.
Pidge added that booster rocket.
Pidge, kalkanı oluştur!
Pidge, form shield!
Belki de Pidge haklıydı.
Maybe Pidge was right.
Baba? Mükemmel, Pidge.
Dad? Excellent, Pidge.
Pidge, neler oluyor?
Pidge, what's going on?
Sana bağırdığım için üzgünüm Pidge.
I'm sorry I yelled at you, Pidge.
Bakın, bu Pidge!
Look, it's Pidge!
Gün batımı seyretmiyorsun Pidge.
It's not a sunset, Pidge.
Hayır, bana Pidge de.
No, call me Pidge.
Ona biraz su ver Pidge.
Give him some water, Pidge.
Pidge, ne keşfettin?
Pidge, what have you discovered?
Pidge ve ben hemen arkandayız.
Pidge and I are right behind you.
Pidge, kurtulabiliyor musun?
Pidge, can you get free?
Pidge bizim yerleşik teknoloji uzmanımız.
Pidge is our resident tech expert.
Pidge, burada kalmamız gerekiyor.
Pidge, we have to stay here.
Pidge, kuyruklu yıldızı tara.
Pidge, scan for the comet.
Pidge, biraz yardım?
Pidge, a little help?
Çünkü yemek pişirmek kafamı dağıtıyor Pidge.
Because baking clears my head, Pidge.
Pidge, sen yukarıda kal.
Pidge, stay up there.