"Pitoresk" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Pitoresk)

Low quality sentence examples

Çok pitoresk. Bayıldım buna.
So picturesque. I just love it.
Bundan sonra biz pitoresk bir yürüyüş.
After that, we enjoyed a picturesque walk and a philosophical debate.
Pitoresk bir ülkede güzel bir yaz sabahı.
A lovely summer morning in a picturesque country scenery.
Ama Santorini, pitoresk tatil yeri olmaktan çok ötedeydi.
But Santorini is much more than a picturesque holiday retreat.
Paristeki lakabım. Pitoresk'' anlamındaki Cenic o!
That's my nickname in Paris! It's Scenic!
Bundan sonra biz pitoresk bir yürüyüş Ve felsefi bir tartışma.
After that, we enjoyed a picturesque walk and a philosophical debate.
İnsanların ya da nesnelerin pitoresk şekilde gruplandırılmasına istinaden söylenen teatral bir terim.
It's a theatrical term referring to a picturesque grouping of people or objects.
Peg, çocuklar. Poppys by the Treeye gidiyoruz. Pitoresk Bataklığı, Florida.
Peg, kids, we're going to Poppy's by the Tree in picturesque Dumpwater, Florida.
Prespa Gölü, Resen yakınındaki Galiçika Dağının eteklerindeki pitoresk kasaba elmalıkları ve muhteşem manzarasıyla tanınıyor.
A picturesque town at the foothills of Mount Galichica next to Lake Prespa, Resen is known for its apple orchards and magnificent scenery.
Dokufest, kalitesi, gösterimlerin çeşitliliği ve pitoresk ev sahibi kent, Kosovanın güneyindeki Prizren ile övgü topladı.
Dokufest was praised for quality, variety of screens, and for the picturesque host city of Prizren, in southern Kosovo.
Bahçelerde 1817-20 arasında kapsamlı çalışmalar yürütülmüş, bir bilgiye göre de 1827de Richard Greswell tarafından pitoresk üslupta düzenlenmiştir.
Extensive work on the gardens was carried out between 1817 and 1820, and they may have been laid out in the Picturesque style by Richard Greswell in 1827.
O zamandan beri şeker pancarı fabrikaları, demiryolları, fundalıkta tarımsal gelişmeler, vb. sonsuz derece daha az pitoresk değişiklikler oldu.
Since then there have come beet-sugar factories, railways, agricultural developments of the heath, etc., which is infinitely less picturesque.
Batı tarafında, dar sokaklar ve bazıları otel, restoran, dükkan ve bar olarak restore edilmiş büyüleyici güzellikteki eski binalarıyla pitoresk Topanas semti yer alıyor.
To the west lies the picturesque Topanas district, with many narrow alleys and charming old buildings, some of which have been restored as hotels, restaurants, shops and bars.
Birçok hareketlerinin pitoresk( resim konusu olmaya değer) detayları kayıtlıdır:'' Yiyeceklere asla parmakları ile dokunmuyorlardı, iki küçük çubuğu üç parmakları ile tutarak kullanıyorlardı.
Many picturesque details of their movements were recorded:"They never touch food with their fingers, but instead use two small sticks that they hold with three fingers.
Malta doğumlu Kont Amedeo Preziosi( 1816-1882), parlak renkleri ve pitoresk manzaralarıyla Doğunun vahasının çekiliciliğine kapılmış Romantik gezgin sanatçılar ekolünün büyük ailesinin bir mensubu.
Count Amedeo Preziosi(1816-1882) of Malta belongs to the great family of the Romantic school of traveling artists drawn by the mirage of the Orient, its brilliant colours and picturesque scenes.
Bundan bir yıl sonra, havada uçuşan beyaz güvercinler ve 202 yeni evli çiftin başlarından aşağı yağan konfetilerle belediye binası önünde yine pitoresk bir manzara hakimdi.
A decade later, the scene outside city hall was picturesque as white doves soared and confetti sprinkled down on the heads of 202 newly married couples.
İnsanlar romaya seyahat etmişler veya daha önceden oraya gitmiş olan Claude gibi ressamları taklit etmişler, onların ışık ve renk kullanımlarını, pitoresk, güzel manzaraların nasıl gözükmesi gerektiğine ilişkin fikirlerini benimsemişler.
People travelling around in Rome and copying people who had gone before like Claude and their kind of ideas of light and colour and what picturesque, beautiful places would look like.
Cami, büyük bir parkın ortasında, Sunja Nehrinin pitoresk kıyısında yer alır ve caminin yanı sıra Rus İslam Üniversitesi, Kunta-Haji ve Çeçenistan Cumhuriyeti Müslümanları Manevi Yönetimden oluşan bir İslami mimari kompleksin parçasıdır.
The mosque is located on the picturesque bank of the Sunzha River in the middle of a huge park(14 hectares) and is part of an Islamic architectural complex, which in addition to the mosque, consists of the Russian Islamic University, Kunta-Haji, and the Spiritual Administration of Muslims of the Republic of Chechnya.
Yüzyıldan kalma hisarın gölgesinde uzanan Osmanlı kale kenti, yedi tepe üzerinde kurulmuş ve Drinos Vadisi üzerinden Bureto ve Lunxheria dağlarına bakıyor. 1961 yılında Arnavutluk tarafından koruma altında müze kent ilan edilen kentin dik Arnavut kaldırımlı sokakları pitoresk bir çarşıya çıkıyor.
The Ottoman fortress town, dominated by its 13th-century citadel, is built on seven hills and looks across the Drinos Valley to the Bureto and Lunxheria mountains. Declared a protected museum town by Albania in 1961, its steep cobbled streets lead to a picturesque bazaar.
Everything Entertainment Centraldan Tim David Harvey,'' Albüm süzülüp düşen Snowflake adında bir şarkıyla başlıyor ve anlattığı yer kadar ölü olan Lake Tahoe ile operatik, tuhaf ve daha görkemli hale geliyor, işte bu tarzda pitoresk bir müzik,'' diyerek albümü'' emsalsiz, özlü, kohezif klasik'' olarak tanımladı.
Everything Entertainment Central's Tim David Harvey says:"The album begins with the beautiful fall of a song called'Snowflake', before getting operatic, strange and even more sublime with'Lake Tahoe' which is as deep and decedent as the place itself, it's that kind of picturesque music," and goes on to call the album"unique, concise, cohesive classic.