"Sam-bo" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Sam-bo)

Low quality sentence examples

Bu arada ayak voleybolunda harikasın Sam-bo.
By the way, you're so good at foot volleyball, Sam-bo.
Sam-bo, hayat dediğin nedir ki?
Sam-bo, what is life anyway?
Sam-bo, çok fazla ve hızlı içiyorsun.
Sam-bo, you're drinking too much too fast.
Ben aptalım. Sam-bo, ben aptalım.
I'm dumb. Sam-bo, I'm dumb.
Birinci öncelik kayıp kız, ikincisi Sam-bo.
First priority is the missing girl, second is Sam-bo.
Günaydın. Sam-bo, yüzüne ne oldu?
Good morning. Sam-bo, what happened to your face?
Öfkeli çocuklara karşı hiç şansımız yok. Sam-bo.
We don't stand a chance against hot-blooded kids. Sam-bo.
Sam-bo. Yang-chon ve Myeong-ho gibi adamların bile.
Sam-bo. Even guys like Yang-chon and Myeong-ho.
Sam-bo. -Üzülen tek kişi ben değilim, biliyorum.
I know I'm not the only one who's sad.-Sam-bo.
Heo Sam-bo.
Heo Sam-bo.
Sam-bo az önce beni aşağıladı, değil mi?
Sam-bo just talked down to me, didn't he?
Bugün sen, Sam-bo ve ben tüm çağrıları almalıyız.
Today, you, Sam-bo, and I have to take all the calls today.
Majesteleri, lütfen Dowonun dediklerine anlayış gösterin. Sam-bo!
Your Majesty, please be understanding about what Dowon said earlier. Sam-bo!
Sam-bo, Asistan Şef Ki seninle içki içmek istiyor.
Sam-bo, Assistant Chief Ki wants to grab drinks with you.
Sam-bo. Ağır ekipman operatörlüğü sınavına gireceğim, demiştin.
Sam-bo. You said you will take the exam to become a heavy equipment operator.
Gidiyoruz. Sam-bo ve Hye-riye de sorsak iyi olur.
We're going. We should also ask Sam-bo and Hye-ri.
Sam-bo, seninle arkamıza yaslanıp rahatlayabilir
Sam-bo, you and I can sit back,
Sam-bo. O ve Jang-mi evlense mutlu olurlar mıydı sence?
Sam-bo. Do you think he and Jang-mi would have been happy if they got married?
Hongan 3-dongda Moms Hand Eczanesine yakınsın değil mi? Sam-bo!
Sam-bo! You're at Hongan 3-dong near Mom's Hand Pharmacy, right?
Dün sığınakta olmadığını söylemedin mi? Sam-bo, sen Han-soonun annesinin?
Sam-bo, didn't you say that Han-soon's mother wasn't at the shelter yesterday?