Low quality sentence examples
Saçlarına ay tozu serptiler.
Şimdi üzerine tarçın serpeceğim.
Yatağa gül yaprakları serperiz.
Eğer kocaman kahkahalar serpilirse.
İzledim günden güne serpilmeni.
Shaze baksana. Serpiliyor.
Yüzüme biraz su serpeyim.
Onları kaburga serpme gibi kullanabiliriz.
Üzerine kutsal su serpmeye.
Dörde bölünmüş portakallar şeker serpilmiş.
Serpilen çimenler kadar özgür.
Benim yanımda serpilip büyüyeceksin.
Kaçabilmek için düşmanın yoluna serpilir.
Belki içine biraz şarbon serperler.
İkonlar bırakıp Kutsal Su serpiyorlardı.
Küllerini okulun futbol sahasına serptik.
YakıIıp küllerimin denize serpilmesini istiyorum.
Oraya altın serptin mi?
Oraya altın serptin mi?
Bazı hamur işlerine biraz yağ serptin cevizler tadını gizledi.