"Sian" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Sian)

Low quality sentence examples

İçinizden Dru, Bron, Sian, Rome ve Willie gibi bazılarınız… asla basketboldan başka bir oyun oynamadınız.
You will never play another game of basketball. Some of these guys, Dru, Bron, Sian, Rome, Willie.
İçinizden Dru, Bron, Sian, Rome ve Willie gibi bazılarınız asla basketboldan başka bir oyun oynamadınız.
Some of these guys, Dru, Bron, Sian, Rome, Willie, you will never play another game of basketball.
LC bıyık uzatmaya başladığında, Sian banyoya giderdi ve göz kalemiyle kendine bıyık çizerdi.
And then when LC started to grow a mustache, Sian went in the bathroom, got some eyeliner
Dan, artık Irish takımı, güçlü iç güçlerinden biri olan Sian Cotton olmadan bugün kazanmak için bir yol bulmalılar.
Now, Dan, the Irish are gonna have to find a way to do it today without Sian Cotton, one of their strong inside forces.
AInin Sırbistan ile ilgili araştırma görevlisi Sian Jones yaptığı açıklamada,'' Alternatif barınak güvencesi olmadan gerçekleştirilen zorla tahliyeler insan haklarının ciddi şekilde ihlalidir.'' dedi.
Forced evictions-- carried out without assurances of alternative accommodation-- are a grave violation of human rights," Sian Jones, AI's researcher on Serbia, said in a statement.
LeBron Sian Cotton, Dru Joyce III ve Willie McGee tarafından
The team enjoyed success on a local and national level, led by James and his friends Sian Cotton, Dru Joyce III,
Sian çok iyi değildi.
Sian wasn't very good.
LC, Sian için bir liderden öteydi ve onu yönlendiriyordu.
LC, as more of a leader, was able to give Sian some direction.
Lütfen minibüsünü benim evimin önünden çeker misin? Ben Sian.
I'm Sian. Will you please remove your van from my property?
Dan, artık Irish takımı, güçlü iç güçlerinden biri olan… Sian Cotton olmadan bugün kazanmak için bir yol bulmalılar.
Without Sian Cotton, one of their strong inside forces. Now, Dan, the Irish are gonna have to find a way to do it today.
Sian ribaundu aldı.
Sian takes the rebound.
Büyükbaban Sian Quoyle.
It's your grandfather, Sian Quoyle.
Kendini harcama, Sian.
Don't waste it, Sian.
Küçük kasabalar nasıldır bilirim Sian.
I know what small towns are like, Sian.
Sian, sen bir dahisin.
Sian, you're a genius.
Kung Sian sarayının bodrumunu açtı.
Kung Sian opened palace basement.
Sian, Sanırım ismi buydu.
Sian, I think she was called.
Ben bizi Sian çıkarttı sanıyordum.
I thought Sian got us out.
Buraya uyum sağlamaya çalışıyoruz, Sian.
We are trying to fit in here, Sian.
Sian burada haklı, top buradaydı.
Sian was right here, the ball was here.