"Simoneun" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Simoneun)

Low quality sentence examples

Evet, anlamıştım.- Simoneun.
It's simone's. yeah, i figured.
Simoneun bununla hiçbir ilgisi yok Margot.
Simone didn't have anything to do with this, Margot.
Simone Chouleun dairesini kiraladım. Simoneun.
Simone's. I rented Simone Choule's apartment.
Simone Chouleun dairesini kiraladım. Simoneun.
I rented Simone Choule's apartment. Simone's.
Yevgeni, Simoneun yanından ayrılmıyor.
Yevgeny sticks to Simone like glue.
Simoneun. dairesini kiraladım. Simone Chouleun.
Simone's. I rented Simone Choule's apartment.
Brent ve Simoneun ilişkisi bayağı sorunlu.
Is our trickiest relationship. Brent and Simone.
Simoneun seni turnuvadan attırmaya çalıştığını duydum.
So I heard Simone tried to get you disqualified from the tournament.
Simoneun, annesini öldürdüğünü iddia ediyor.
She claims Simone murdered her mother.
Simoneun sırrını başka kim biliyormuş?
Who else knew simone's secret?
Simoneun Fransaya dönmesiyle sizin önünüz açılacaktı.
The way's clear for you because simone has to go back to france.
Simoneun 2 yıldız vermeye cesareti yok.
Simone doesn't have the guts to give a two.
Simoneun kendine özgü bir zevki vardır.
Simone has her own taste.
Ama o Simoneun rolü değil mi?
Isn't that Simone's part?
Brent ve Simoneun ilişkisi bayağı sorunlu.
Brent and Simone is our trickiest relationship.
Charlie Cooperın DNAsını Simoneun papyonunda bulduk.
We pulled charlie cooper's dna from simone's choker.
Simoneun yetiştirilirken edindiği inançları çok sağlam.
Simone has a very strong set of beliefs that she's been brought up with.
Simoneun saati… hani çalındığını sandığı… Çalınmamış.
Simone's watch-- the one that she thought was stolen.
Simoneun senaryo notları hala elime geçmedi.
I still haven't received Simone's script notes.
Juliette, Simoneun annesiydi. Uzaktan hala?
Juliette was Simone's mother. A distant aunt?