"Tanis" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Tanis)

Low quality sentence examples

Hatırlayamadın mı? Tanis.
You couldn't remember? Tanis.
Bize güveniyorlar, Tanis.
They count on us, Tanis.
Tanis kanyonunun çıkışı yok.
There is no way out of Tanis Canyon.
Tanis. Hatırlayamadın mı?
You couldn't remember? Tanis.
Tanis, ne yapmalıyız?
Tanis, what should we do?
Tanis orada bilişim mühendisiydi.
Tanis worked as an IT engineer.
Tanis, yardım et!
Tanis, help me!
Tanis, bu sana geldi.
Tanis, this came for you.
Senin hatan değildi, Tanis.
It's not your fault, Tanis.
O da gelecek, Tanis.
She will be here, Tanis.
Olivia Tanis, 24 yaşında.
Olivia Tanis, 24 years old.
Bay Tanis, lütfen anlamaya çalışın.
Mr Tanis, please try to understand.
Onu yalnız bırak, Tanis.
Leave her alone, Tanis.
Tanis, halkım yok olacak.
Tanis, my people will be destroyed.
Tanis, Nehiryeli için geri döndü.
DTanis went back for Riverwind.
Tanis, benim neyim var?
Tanis, what's wrong with me?
Bunu kabul et, Tanis.
Accept the inevitable, Tanis.
Tanis hakkında her şeyi biliyorsunuz.
You seem to know all about Tanis.
Onu yalnız bırak, Tanis. Hayır.
Leave her alone, Tanis.- No.
Tanis ile beraberken, dikkatli olmanı öneririm.
Be cautious in your dealings with Tanis.