"Tarn" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Tarn)

Low quality sentence examples

Tarn Vedra gölge evrende mi saklanıyor?
Tarn vedra hiding in a shadow universe?
Ben Tarn Vedralı küçük bir kasaba çocuğuyum.
I'm just a smalltown boy from tarn-vedra.
Evet, Tarn Vedrayı bulmak gibi.
Yeah, like finding Tarn Vedra.
Prens Tarn, geri geliniz!
Prince Tarn, come back. I am here,!
Tarn, diğer ilk yardım çantasını getir.
Tarn, get the other med kit.
Tarn adında bir dökümcü tanıyor musun?
Know a smelter called Tarn?
Tarn Vedraya giden kırkaltı basit adım.
All the way to Tarn Vedra in forty-six easy steps.
Bana Tarn Vedradaki sıcak yaz gecelerini hatırlattı.
Reminds me of a hot summer night on tarn vedra.
Sen?- Evet. Habloc prensi Tarn.
Yes! Prince Tarn of Hablok! You.
Tarn, diger ilk yardim çantasini getir.
Tarn, get the other med kit.
Tarn Vedrayı kaybettin, ama kurallar herzaman geçerlidir.
Tarn Vedra may be lost, but its principles are timeless.
Bu Tarn Vedra.
It's tarn-vedra.
Binbaşı Tarn!
Officer Tarn!
Tarn ile konuşmak istiyoruz.
We want to speak to Tarn.
Tarn Vedraya giden yol.
The road to Tarn Vedra.
Tarn. Git bir bak.
Tarn. Go up, take a look.
Tüm bunları Binbaşı Tarn yaptı.
Officer Tarn did all that.
Ben Tarn Vedrada büyüdüm.
I grew up on tarn vedra.
Hayır, Binbaşı Tarn.
No, Commanding Officer Tarn.
Tarn. Git bir bak.
Go up, take a look. Okay, Tarn.