"Tindle" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Tindle)

Low quality sentence examples

Örneğin, Tindle diye İtalyan soyadı duymadım hiç.
For example, I have never heard of an Italian called Tindle.
Sonra fikrinizi değiştirip başka bir yere gömdüğünüzü gösterir. Eğer Bay Tindle bu yeni kazılmış toprağın altında değilse, bu sadece panikleyip ilk anda kendisini oraya gömmeyi düşündüğünüzü.
If Mr Tindle is not beneath that newly turned earth, it would merely go to indicate that in your panic you first thought of putting him there, changed your mind and buried him somewhere else.
Adı Tindle.
It's Tindle.
Öyleyse Bay Tindle buradaydı.
So Mr Tindle was here then.
Demek Milo Tindle sizsiniz.
So, you're Milo Tindle.
Eski günler. Bay Tindle.
Olden days… Mr Tindle?
Ve Tindle adında kimseyi tanımıyorum.
And I know no one called Tindle.
Bay Tindle.- Eski günler.
Mr Tindle?- Olden days.
Tindle hiç bir şekilde yaralanmamıştı.
Tindle wasn't wounded or hurt in any way.
Bay Tindle.- Eski günler?
Olden days… Mr Tindle?
Tindle'' sizin giriş kodunuz değil.
Tindle" isn't your log-in name.
Tindle'' sizin giriş kodunuz değil.
Tindle isn't your login name.- No.
Tindle üç gece önce seni görmeye geldi.
Tindle came to see you three nights ago.
Bir açıdan, Tindle bir hırsızdı.
In a sense, Tindle was a burglar.
Benim, Milo Tindle.- Kimsiniz?
Who's there?- It's me, Milo Tindle.
Kodunuz değil.'' Tindle'' sizin giriş.
Tindle" isn't your log-in name.
Benim, Milo Tindle.- Kim var orada?
It's me, Milo Tindle.- Who's there?
Eşiniz ve Bay Tindle bir süredir birliktelermiş.
Your wife and Mr Tindle have been associating closely.
Benim, Milo Tindle.- Kim var orada?
Who's there?- It's me, Milo Tindle.
Pekala, Tindle 18.30 gibi geldi
Well, Tindle arrived about 6:30