"Winkle" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Winkle)

Low quality sentence examples

Bull winkle, gitmek için zamanımız yok.
Bullwinkle, we don't have time to go.
Bull winkle ve ben 35 yıldır ayrılmadık!
Bullwinkle and I have never been apart in 35 years!
Bull winkle, artık televizyonda olduğumuzu düşünmüyorum.
Bullwinkle, I don't think we're on television anymore.
Bull winkle büyük bir futbol yıldızıydı Wossamottada.
Bullwinkle was a big football star at Wossamatta U.
Bull winkle. Moose, davada avukat.
Bullwinkle J. Moose, attorney at law.
Rocky ve Bull winkle rahatlamayla iç çektiler.
Rocky and Bullwinkle breathed a sigh of relief.
Ve bu Bull winkle hareketi kapattığı zaman.
And that's when Bullwinkle snapped into action.
Evet, o Bull winkle için perdelere benzedi.
Yes, it looked like curtains for Bullwinkle.
Bull winkle, itebilir misin? Keisn!
Bullwinkle, can you rappel?
Bull winkle, bu demek istediğin şey değil.
Bullwinkle, that's not what you mean.
Rocket J. Squirrel ve Bull winkle. Moose.
Rocket J. Squirrel and Bullwinkle J. Moose.
Ve Rocky ve Bull winkle kendi kaçışlarını yaptıklarında.
And while Rocky and Bullwinkle were making their getaway.
Ajan SymPathy, Bull winkle ve bana güvenebilirsiniz.
Agent Sympathy, you can count on Bullwinkle and me.
Rocky ve Bull winkle, Onlar otomobille gidiyorlar.
As for Rocky and Bullwinkle, they were gently motoring along an Illinois interstate.
Bilmiyorum, Bull winkle, o biraz tıkanmışa benziyor.
I don't know, Bullwinkle, it looks a little jammed.
Ve Rocky ve Bull winkle yolda arkada kaldı.
And just as Rocky and Bullwinkle got back on the road.
Bull winkle, açık sözlü olduğumu kabul et.
Bullwinkle, allow me to be frank.
Bull winkle, bu bayan ağaçlar için burada değil.
Bullwinkle, this lady isn't here about the trees.
Vay canına, Bull winkle, tahminimce o doğru.
Gee, Bullwinkle, I guess it's true.
Üzgünüm, Bull winkle, bunun için zamanımız yok!
I'm sorry, Bullwinkle, we don't have time for that!