Low quality sentence examples
Etrafına sarı akkorlu ışık yayar.
Tekillikler zamansal kayma dalgaları yayar.
Bu enerjiyi, bu ateşi yayar.
Hayaletler kalıntıları elektromanyetik frekans yayar.
Çürüyen et, metan gazı yayar.
Çürüyen et, metan gazı yayar.
Bizim warp çekirdeğimiz Omicron radyasyonu yayar.
Hayaletler de insanlar gibi sıcaklık yayar.
Her şey eser miktarda radyasyon yayar.
Işık yayar. Biraz ağırlığı vardır.
Bu taş okyanusla aynı enerjiyi yayar.
Bir dokunuşuyla ölümü ve yıkımı yayar.
Bilirsin, altın bir koku yayar.
Yani bu nötron bir elektron yayar.
İç ısıtan bir kış parıltısı yayar.
Bu taş okyanusla aynı enerjiyi yayar.
Böyle fikirleri kim yayar ki?
Kraliçe arı feromon mu yayar?
Çimentoyla sıvanmış bir evse ısı yayar.
Nitrogliserin yayar.