"Ye-bin" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish (Ye-bin)

Low quality sentence examples

Dinlemedin. Ye-bin benim kızım.
You wouldn't listen. Ye-bin's my daughter.
Bu saatte nereye gidiyorsun? Ye-bin.
Where are you going at this hour? Ye-bin.
Ye-bin, seni gerçekten seviyorum.
Ye Bin, I really like you.
Sadece biri, Jang Ye-bin.
Could only be one person, Jang Ye-bin.
Bunun parasını verdin mi? Ye-bin.
Did you pay for this? Ye-bin.
Çalışmaktan zevk almaya başladı. Ye-bin.
Starting to enjoy studying. Ye-bin is.
Ye-bin, artık okumayalım bunu.
Ye-bin, let's stop reading this.
Bir şey mi var? Ye-bin.
Ye-bin, is there something wrong?
Sekiz. Ye-bin, çok akıllısın.
Ye-bin, you're really smart.-Eight.
Doğru buldun. İyi iş Ye-bin.
Good job, Ye-bin. You got it right.
Çıkmıyor musun, Kang Ye-bin?
Kang Ye-bin, aren't you getting out?
Jang Ye-bin kazada ölmedi onu biri öldürdü.
Jang Ye-bin didn't die in an accident Someone did it.
Bunun parasını verdin mi? Ye-bin.
Ye Bin.- Did you pay for this?
Adı Jang Ye-bin, 18 yaşındaydı.
Name Jang Ye-bin, 18 years old at the time.
Onu neden Ye-bin ile kıyasladım ki?
Why did I compare him to Ye-bin?
Ne? Ye-bin Kang, seni şımarık?
Kang Ye-bin, you brat. What?
Jang Ye-bin Katil değil Kendini öldürmedi.
Jang Ye-bin wasn't murdered She committed suicide.
Ye-bin ve Su-han bunu mu okuyor?
Ye-bin and Su-han are reading this?
Ye-bin, hiçbir konuda senden üstün değil.
Ye-bin isn't better than you in any aspect.
Bu saatte nereye gidiyorsun? Ye-bin.
Ye Bin, where are you going at this hour?