Halan Turkce kullanımına örnekler ve bunların Almanca çevirileri
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Programming
-
Computer
Halan medyum mu?
Bronz. Halan bronz madalya aldı.
Hui-seon halan nerede?
Halan bana anlattı… Yarın akşam uçuyorum.
Halan Rebekah bunu sana vermemi istedi.
Halan Margaret Sangerin sözünü kullanıyormuş.
Halan bunu onaylardı.
Kan bağı olanları halan ya da Minnesotadan bir kuzenin.
Carol halan gibi parlamayı öğrenirsen olur sadece.
Halan nasıl, Steve?
Halan ve ben gerçekten güzel şeyler yaşıyoruz senin asla anlamayacağın şeyler.
Jane Halan gibi, yüzünde daima alaycı bir tebessüm var.
Bazen halan oluyor.
Sen ve Zelda halan sayesinde.
Ta Amerikadan Ada halan geliyor.
Mandy, ben halan Betty Anne.
Gidip merhaba de. Halan geldi.
Ama Claire halan sevmezdi.
Mandy, ben halan Betty Anne!