Kov Turkce kullanımına örnekler ve bunların Almanca çevirileri
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Programming
-
Computer
Tekrar deneyelim. Beni kov.
Bir de şu adamı kov.
Elbette, kov beni.
Wilson, git birini kov!
Beni yine kov.
Girmesine izin veren resepsiyonisti kov.
Burrelli kov.
Ya beni kov, Şöyle.
Ya beni kov, ya da koltuğumdan kalk.
O halde kov gitsin.
Onu kovmaktan bahsediyorum. Kov.
Şöyle Ya beni kov.
Yatmamız için beni yalvart, sonra da beni evinden kov.
Ya da kov.
Ya da kov.
Aslında, o projedeki herkesi kov.
Sen kanıt bulmak için dünyanın yarısını tep, sonra onu kapıdan kov.
Onu kov ve evine bebeğinin yanına git.
Kov onları, George.
Kov onu.- Hayır, bunu yapamam.
