KWON - Almanca'ya çeviri

Kwon Turkce kullanımına örnekler ve bunların Almanca çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Programming category close
  • Computer category close
Kwonun Pariste bir kızı var. Parisdesin.
Kwon hat eine Tochter in Paris Sie sind in Paris.
Kwonun saldırısına karşı atakla yanıt veriyor!
Kwon greift an, Grady kontert und punktet!
Demek Ashley Kwonu en son beş gün önce gördün?
Also, das letzte Mal, als Sie Ashley Kwon sahen, war vor fünf Tagen?
Emailin alıcısı, KWON Jeong-min, görünmez kipte.
Der Absender dieser E-Mail, Kwon Jeong-min, existiert nicht.
KWON Jeong-minin fotoğrafını bulduk!
Wir haben ein Bild von Kwon Jeong-min!
Sen KWON Jeong-min değil misin?
Bist du nicht Kwon Jeong-min?
KWON Jeong-min. Kızın olayla hiç bir ilgisi yok.
Kwon Jeong-min, diese Frau hat nichts damit zu tun.
Beni KWON Jeong-min diye çağırıyordun şimdiki gibi
Du nennst mich Kwon Jeong-min, so,
Yarından sonraki gün Kwonu aldırmak üzere üç ekip yolluyorum.
Ich schicke drei Teams, die Kwon übermorgen Abend holen werden.
Sorularını cevaplamasını istiyorsan, Kwonu öldür.
Du willst, daß sie Fragen beantworten, töte Kwon.
Babam, sürücü Tim Kwonla konuşmuş.
Mein Dad hat mit dem Fahrer gesprochen, Tim Kwon.
Yüz tanıma uygulaması da trafik kameraları da… Deacon ve Kwondan hiç iz bulamadı.
Nichts von Deacon oder Kwon bei Gesichtserkennung, Verkehrskameras, nirgendwo.
Buraya Pho Than Kwonu getirmelisin.
Du solltest Pho Than Kwon hierher bringen.
Babam, sürücü Tim Kwonla konuşmuş.
Mein Vater sprach hat mit dem Fahrer, Tim Kwon.
Yüz tanıma uygulaması da trafik kameraları da… Deacon ve Kwondan hiç iz bulamadı.
Oder den Verkehrskameras. Nichts von Deacon oder Kwon in der Gesichtserkennung.
Durumumuz kötü ama ne zaman Bayan Kwonu düşünsem.
Kwon… Unsere Lage ist schlimm, aber Fr.
Neler biliyorsun, KWON?
Was weißt du, Kwon?
Değişik olan tek şey şu an sen KWON Jeong-minsin, ve firardasın.
Der einzige Unterschied ist, dass du jetzt leider Kwon Jeong-min bist und fliehen musst.
O yüzden sen KWON Jeong-min oluverdin.
Und damit wurdest du für ihn zu Kwon Jeong-min.
Jun Honun tüm dişleri kırılmış ve Kwonun diz bağı gitmiş.
Yung-ho schlug er die Zähne aus. Und er zertrümmerte Kwon beide Knie.
Sonuçlar: 176, Zaman: 0.031

En çok sorulan sözlük sorguları

Turkce - Almanca