ULUSUN - Almanca'ya çeviri

der Nation
ulus
halk
ülke
millet
ulusun
Landes
ülke
toprak
arazi
kara
topraklar
diyarı
Völker
halk
millet
halka
ulus
insanlar
kavmini
toplumum
kavmi
topluluğuna
kavim
Länder
ülke
toprak
arazi
kara
topraklar
diyarı

Ulusun Turkce kullanımına örnekler ve bunların Almanca çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Programming category close
  • Computer category close
Ulusun koruması gerektiği bir imajı var.
Die Nation muss ein Image aufrechterhalten.
Bizim yapacağımız ulusun yapacağı… yapacağımız.
Was wir tun, was wir tun Das tut die Nation.
O balıkçı şapkası ulusun yaralarını sardı!
Dieser Fischerhut hat die Nation geheilt!
Paul Revere ve atı, ulusun onlara dayandığını bilerek geceye korkusuzca uçuyor.
Paul Revere und sein Ross fliegen furchtlos durch die Nacht und wissen, dass die Nation auf ihnen beruht.
Hendrix ulusun nasıl kutlanacağını biliyordu.
Hendrix wusste, wie man die Nation feiert.
Coğrafi sınırların ötesinde, ulusun yoksullukla mücadelede ortak bir çıkarı var.
Über geographische Grenzen hinweg hat die Nation ein gemeinsames Interesse am Kampf gegen die Armut.
Her ulusun emperyalizmi-« karşılıklı anlayış» diye birşey tanımamaktadır.
Der Imperialismus aller Ländern kennt keine‚Verständigung'.
Ulusun ihtiyacı var.
Die Nation braucht ihn.
Ulusun New Orleansa ihtiyacı var.
Die Nation braucht New Orleans.
Sen ulusun varlığını inkar etmişsin!
Sie verbieten die Existenz unseres Volkes!
Amerikalıların neredeyse üçte ikisi ulusun“ en düşük noktadan” geçtiğini düşünüyor tarihçesi.
Fast zwei Drittel der Amerikaner glauben, dass die Nation den„tiefsten Punkt“ in Europa durchläuft Es ist Geschichte.
Dünyanın varlıklarında her ulusun, her bireyin hakkı vardır!”.
Jedes Volk, jeder Einzelne hat ein Recht auf die Güter dieser Welt!'.
Bu ulusun devamı, güvenliği
Ich tue was getan werden muss, um diesem Land weiterhin Sicherheit
Hoşnutsuzluk bir insanın ya da ulusun gelişmesindeki ilk adımdır.
Unzufriedenheit ist der erste Schritt in der Entwicklung von Menschen und Völkern.
Ama bu ulusun liderliğini siz yaptığınızda olmaz.
Aber nicht solange Sie das Oberhaupt der Nation sind.
Bu şehrin, ulusun ve hatta gezegenin teslim olacağına söz veriyor musun?
Dass sich die Stadt, das Land und der Planet ergeben werden?
Tüm ulusun yas tuttuğu bir gün.
Es ist ein Tag nationaler Trauer im eigenen Land.
Hiçbir ulusun, hiçbir imparatorun ya da yalaka erkek kardeşlerimin… sahip olamadığını eşsiz birşey.
Kein Kaiser, kein braunnasiger Bruder je hat. Etwas Einzigartiges, etwas, das keine Nation.
Umarım bu, iki ulusun aralarında şiddet olmayan yeni… bir çağın başlangıcı olur.
Der Gewaltlosigkeit zwischen unseren beiden Völkern ist. Ich hoffe, dass dies der Beginn einer neuen Ära.
Ulusun Gururu'' senin hakkında mı?
Der Stolz der Nation sind Sie?
Sonuçlar: 225, Zaman: 1.0698

En çok sorulan sözlük sorguları

Turkce - Almanca