Common Turkce kullanımına örnekler ve bunların Ingilizce çevirileri
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Geçen akşam Commonla konser verdim.
Nisan 1848de, Yeni Çartist Kongre Kennington Commonda, Parlamantoya üçüncü dilekçi sunacak heyeti oluşturmak üzere, çok büyük bir miting organize etti.
Gary?- Bu gece Cambridgedeki Harvard Anıt Kilisesinde… Boston Commondaki Parkman Bandstandde ve… küçük çocuk için de Dorchesterdaki Garvey Parkında nöbet planlıyorlar.
Gary?- Bu gece Cambridgedeki Harvard Anıt Kilisesinde… Boston Commondaki Parkman Bandstandde ve… küçük çocuk için
Gary?- Bu gece Cambridgedeki Harvard Anıt Kilisesinde… Boston Commondaki Parkman Bandstandde ve… küçük çocuk için
Yeniden, bu sefer savaş gemilerinin arama ışıklarına benzeyen bir ışık göründü. Commonu şöyle bir taradı. Ateş dalgası, ışığı izlemeye hazırdı.
De bu görevinden istifa ederken, 1912 yılında Croydon Commona teknik direktör olarak gitmiştir.
Ertesi gün kalabalık, Commonun etrafında toplandı. Açılan silindire bakarken hiptonize olmuş gibiydiler.
Öğlen askerler geldi ve Commonu kordon altına alacak şekilde konumlandılar.
Bir keresinde bir manavın önüne bırakmıştı. Hem de uzun bir yürüyüşten dönerken. Bağırsaklarını Putney Commonda iyice boşaltmıştı sanıyordum.
Kid Cudi bu şarkıda Kanye West ve Commonla çalıştı.
Common Caddesindeki mi?
Common, bu çok sıkıydı.
Common da zaman zaman gelirdi.
Gördüğünüz yılan, Siyam kobrası yada common kobra.
Daha sonra Wentsworth Common civarında bırakıldığımı öğrendim.
İngiltereden Ansley Common cansız şeyleri fotoğraflamaya başladı;
Intelin Common Building Block girişimleri için ana destekçilerden biridir.
BMW N47, BMWnin 4 silindirli common rail dizel motorlarıdır.
Bu akşam sizlere Common Denominator adlı orjinal bir parça seslendirecek.
