Sofistike Turkce kullanımına örnekler ve bunların Ingilizce çevirileri
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Benim sofistike olmadığımı mı söylüyorsun?
Ben sofistike, zevkine düşkün göz kamaştırıcı biriyim.
Bridge Chimney Sofistike ama romantik değil.
Londralılar için sofistike bir yiyecek.
Ama sen sofistike, zarif bir gençsin.
Sofistike görünüyor.
Penisi sofistike bir protez ile değiştirilecek.
Kadınların ve erkeklerin ayrıldığı sofistike bir eğitim anlayışı vardı.
Sofistike görünüyor. Haydi!
Kendisi çok sofistike, gerçek bir adamdır.
Kendisi çok sofistike, gerçek bir adamdır.
Sofistike ve lirik.
Bu mimari bir çok sofistike bir parça. Basit bir plaj kulübe için.
Hayır, sofistike. Kuş kafesi can alıcı numaramız olamaz.
Sofistike bir isim. Beğendin mi?
Sofistike bir isim. Beğendin mi?
Bu sofistike olan.
Sofistike bir suç davranışı.
Sofistike bir enerji türü.
Çok sofistike bir bilgisayar.