A BREAKFAST in Turkish translation

[ə 'brekfəst]
[ə 'brekfəst]
kahvaltı
breakfast
brunch
kahvaltılık
breakfast
brunch
kahvaltıda
breakfast
brunch
kahvaltıya
breakfast
brunch

Examples of using A breakfast in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And Emma might have a breakfast roll. But we have coffee.
Ama kahvemiz var, Emmada da kahvaltılık sandviç vardır.
Hey, do you want to go get a breakfast burrito or something?
Hey, almak ister misin bir şey mi? kahvaltılık burrito veya?
A breakfast burrito or something? Hey, do you want to go get.
Hey, almak ister misin bir şey mi? kahvaltılık burrito veya.
Don't you have a breakfast meeting with Jack?
Jackle kahvaltılı toplantınız yok muydu?
How about a breakfast?
Kahvaltını nasıl istersin?
I would like to take a breakfast tray to her.
Öyleyse kahvaltısını ona ben götüreceğim.
Name one robot that eats a breakfast burrito every day.
Her Allahın günü kahvaltısında Meksika dürümü yiyen bir robot söyle bana.
There is a breakfast offered as part of the service but it's continental.
Servisimizin parçası olarak kahvaltımızda mevcut ama Avrupai.
Believe me, I know what a breakfast with Frida" means.
İnan bana, Fridayla kahvaltının ne demek olduğunu çok iyi biliyorum.
Do you have a breakfast place you like?
Kahvaltısını sevdiğin bir yer var mı?
I got to justify a client's bill before a breakfast meeting.
Kahvaltıdan önce bir müvekkilin faturasını onaylamalıyım.
What a breakfast, Sulle!
Ne kahvaltıydı Sulle!
I'm sitting here eating a breakfast sausage.
Gördüğünüz gibi kahvaltımda sosis yiyorum.
Look, they have a breakfast special.
Bak özel kahvaltıları var.
He's in a breakfast meeting.
Bir iş kahvaltısında.
Although, truthfully? At this hour I'm in more of a breakfast mode.
Ama açıkçası bu saatte kahvaltıyı tercih ederim.
A breakfast meeting at Marcus Duncan's house.
Marcus Duncanın evinde kahvaltılı toplantı.
I have got a breakfast with Dean Hazelton.
Dekan Hazelton ile kahvaltım var.
Something involving a breakfast burrito.
Bir şeyler kahvaltıyı karıştırmış.
You want a breakfast burrito?
Kahvaltı için burrito yapıyorum, ister misin?
Results: 246, Time: 0.0382

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish