A CD PLAYER in Turkish translation

CD çalar
a CD player
CD çaların
a CD player
bir C.D
CD çaları
CD player
cd çalarım
bir cd çalar
bir CD çalarım
bir cd player

Examples of using A cd player in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I used to have a CD player, you know, but… Stolen?
Eskiden bir CD çalarım vardı ama bilirsin, yani?
He has a CD player in the car.
Arabasında CD çalar var.
My own home video entertainment system. Maybe some ski equipment, a CD player.
Belki bir tane kayak takımı, CD çalar, kendi ev sinema sistemim.
Maybe some ski equipment, a CD player, my own home video entertainment system.
Belki bir tane kayak takımı, CD çalar, kendi ev sinema sistemim.
You're wearing a CD player.
CD çalar takıyorsun.
Can't we give her a CD player and earphones?
Ona CD çalar ve kulaklık versek olmaz mı?
You have got a TV and a CD player.
Bir TV ve CD çalar var.
It's not a horrible machine, Mom. It's a CD player.
Korkunç makine değil anne, CD çalar.
Plus a CD player.
Artı olarak CD çalar.
You don't even have a CD player.
Senin cd çaların bile yok.
I don't have a CD player, but I bought the CD anyway.
Benim bir CD oynatıcım yok ama yine de CDyi satın aldım.
There's a CD player in the storage room.
Depoda bir CD player var.
But I don't own a CD player.
Fakat benim CD oynatıcım yok.
You got a CD player in the car.
Arabanda disk çaların var.
Is that a CD player?
O bir CD-çalar mı?
You have got a TV and a CD player.
TV ve CD player var.
Assuming he's got a CD player.
CD oynatıcısının olduğu varsayılarak.
Just some stuff that I can give to my mom, like a CD player.
Sadece bir kaç şey anneme verebileceğim, CD oynatıcı gibi.
Al, we don't have a CD player.
Al, bizim CD çalarımız yok.
BRB! Something tells me you have still got a CD player.
Hemen dönerim. Bir şey bana hala bir CD çaların.
Results: 78, Time: 0.0642

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish