A DIAMOND in Turkish translation

[ə 'daiəmənd]
[ə 'daiəmənd]
elmas
diamond
pırlanta
diamond
brilliant
elması
apple
cider
elmasa
diamond
elmastan
diamond
elmasın
diamond

Examples of using A diamond in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You bring me the rough but never a diamond.
Sen bana kabayı getirdin ama elması asla.
Mama's gonna buy you a diamond ring♪.
Annen alacak elmastan bir yüzük sana.
Shit, man.- Have you lost a diamond?
Siktir, dostum.- Elmasın tekini mi kaybettin?
I will buy you a diamond necklace.
ona pırlanta bir gerdanlık alacağını söyler.
A diamond bra doesn't get up and just walk away.
Elmastan oluşan bir sütyenin kendi kendine yürüyüp gidecek hâli yok.
Once at the polo grounds, some jeweler thanked him profusely for buying a diamond necklace.
Bir keresinde polo sahasında bir kuyumcu aldığı pırlanta kolyeye teşekkür etmişti.
Nothing says I love you more than a diamond.
Seni seviyorum'' demenin elmastan daha iyi bir yolu yoktur.
Look! Oh! You want a diamond foot stool, Princess?
Bak Elmastan bir tabure ister misiniz Prenses?
If that's what you're talking about. sometimes. but he never mentioned a diamond.
Ama hiç elmastan söz etmedi eğer bahsettiğiniz oysa. Bazen.
A mockingbird♪ a diamond ring♪.
Annen alacak elmastan bir yüzük sana.
Momma's gonna buy you a diamond ring.
Annen alacak elmastan bir yüzük sana.
Whether made of stone or a diamond a heart is a heart.
Bir kalp vardır. Taştan yada elmastan bir kalp.
Veera a diamond in a veil!
Veera elmaslı duvağın içinde!
A diamond is dust.
Elmaslar toz olabilir.
Crystal can't open doors like a diamond.
Kristaller kapıları elmaslar gibi açamaz.
We have tried everything from a blowtorch to a diamond drill.
Kaynak lambasından, elmaslı matkapa kadar her şeyi denedik.
We have tried everythingfrom a blowtorch to a diamond drill.
Kaynak lambasından, elmaslı matkaba kadar her şeyi denedik.
We have tried everythingfrom a blowtorch to a diamond drill.
Kaynak lambasından, elmaslı matkapa kadar her şeyi denedik.
Katy Perry said she got a diamond Rolex.
Katy Perry, elmaslı Rolex aldığını söyledi.
You can steal a diamond, but not it's sparkle.
Elmasları alabilirsin, ama ışıltısını asla.
Results: 1131, Time: 0.0422

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish