A LA in Turkish translation

[ə lɑː]
[ə lɑː]
la

Examples of using A la in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That's, like, such an LA thing.
Bu Los Angelesa özgü bir şey.
I don't believe we have an LA in the Secret Service.
Gizli Serviste TD olduğuna inanmıyorum…- Bunun peşinde olacağız.
Is that an LA thing?
LAa mahsus bir şey mi?
So it's The Brotherhood trying to kill an LA cop?
İçişleri polisini Kardeşlik mi öldürmeye çalışıyor?
I hear an LA captain was at the scene last night.
İçişlerinden bir yüzbaşının dün olay mahallinde olduğunu duydum.
Jesus, John, it's not an LA story.
Yüce İsa, bu Los Angeles hikayesi değil John.
Fortunately, an LA bookseller is practically an oxymoron.
Neyse ki Los Angeles kitapçıları neredeyse bir oksimoron oluşturuyor.
Are you asking me as my daughter or an LA Detective?
Bunu bana kızım olarak mı yoksa İçişlerinden bir dedektif olarak mı soruyorsun?
This is an LA investigation.
Bu bir içişleri soruşturması.
Do we have an LA address for Ganz? Or any known associates?
Ganz veya herhangi bir işbirlikçisinin Los Angelesda adresleri var mı?
Yeah. Apparently, it's owned by an LA music producer.
Evet, görünüşe bakılırsa sahibi Los Angelesli bir müzik yapımcısı.
By suddenly moving to LA and insisting on an LA residence.
Ve orada ikamet etme konusunda ısrarcı olarak Bir anda LAe taşınarak.
If I see one I would automatically start praying. Eshedu an la ilahe illallah.
Vallahi ben görsem, hemen kelime-i şahadet getiririm böyle Eşhedü en la ilahe illallah.
They better, since the casualty figures of an LA air strike would be over a million lives.- Including ours.
Bulsalar iyi olur, Los Angelesın hava saldırısında kazazede sayısı bir milyondan fazla hayatın kaybolması demek olacak, bizimkiler dahil.
A computer at an LA public library logged onto the chess park cam ten minutes before Varlamov showed up.
Varlamov geldikten 10 dakika sonra Los Angeles Halk Kütüphanesindeki bilgisayarlardan birinden satranç parkındaki kameraya bağlanılmış.
In that repulsive body of yours. spreading like an LA wildfire through every cell that's a cancer,
Bir LA orman yangını gibi yayılıyor. bu bir kanser, o iğrenç vücudundaki her hücrede
And to a creature like you, spreading like an LA wildfire through every cell that's a cancer,
Bir LA orman yangını gibi yayılıyor. bu bir kanser, o iğrenç vücudundaki her hücrede
Spreading like an LA wildfire through every cell that's a cancer,
Bir LA orman yangını gibi yayılıyor.
A la whatever you please.
A la ne olursa olsun lütfen.
Pointe a la hache.
A La Hache Burnu.
Results: 13316, Time: 0.0526

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish