ADDICTIVE in Turkish translation

[ə'diktiv]
[ə'diktiv]
bağımlılık
addict
dependent
reliant
junkie
hooked
dependence
druggie
crackhead
drug
addictive
yaratan
work
to be useful
bağımlı
addict
dependent
reliant
junkie
hooked
dependence
druggie
crackhead
drug
addictive
bağımlılığı
addict
dependent
reliant
junkie
hooked
dependence
druggie
crackhead
drug
addictive

Examples of using Addictive in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's a drug for Pyrians, a highly addictive and fatal one.
Pyrianlar için yüksek bağımlılık yapıcı ve öldürücü bir uyuşturucu.
Now you can't tell me nicotine's not addictive!
Nikotinin bağımlılık yapmadığını söyleyemezsin artık!
Shit is addictive.
Resmen bağımlılık yapıyor.
Addictive substances are no substitute for nature's healing balm.
Bağımlılık yapan maddeler… doğal merhemlerin yerine geçmiyor.
But-- But that stuff's really addictive, right?
Ama bu şey cidden bağımlılık yapıyor değil mi?
Addictive? No?
Hayır. Bağımlılık mı?
Addictive? No.
Bağımlılık mı? Hayır.
Careful, it's addictive.
Bağımlılık yapar. Dikkatli ol.
Relax, Harris. Flock O'Clock's" addictive.
Flock Oclock bağımlılık yapar. Sakin ol Harris.
Flock O'Clock's" addictive. Relax, Harris.
Flock Oclock bağımlılık yapar. Sakin ol Harris.
The experience is intense and highly addictive.
Çok yoğun ve alışkanlık yapan bir tecrübe.
They inject… an addictive biological narcotic.
Bağımlılık yapan bir biyolojik uyuşturucu enjekte ediyorlar.
Is a pack of cards addictive?
İskambil kağıdı bağımlılık yapar mı?
Of course, she hasn't seen this addictive face for a week.
Tabii. Bu bağımlılık yaratan yüzü bir haftadır görmedi.
It's not addictive.
BağımlıIık yapıcı değil çünkü.
You have any idea how addictive those things are?
O şeylerin nasıl bağımlılık yaptığından haberin var mı?
It filters out the addictive shit.
Bağımlılık yapan pisliği filtreliyor.
Shit's addictive.
Resmen bağımlılık yapıyor.
Shit's addictive.
Kahrolası bağımlılık yapıyor.
It's addictive, isn't it?
Bağımlılık yaratıyor, değil mi?
Results: 168, Time: 0.0537

Top dictionary queries

English - Turkish