AGGRESSIVENESS in Turkish translation

[ə'gresivnəs]
[ə'gresivnəs]
saldırganlık
aggressive
attacker
violent
assailant
offensive
hostile
vicious
aggressor
unsub
shooter
agresiflik
aggressive
confrontational
belligerent
aggression
agressive
saldırganlığı
aggressive
attacker
violent
assailant
offensive
hostile
vicious
aggressor
unsub
shooter
saldırganlığını
aggressive
attacker
violent
assailant
offensive
hostile
vicious
aggressor
unsub
shooter
saldırganlığın
aggressive
attacker
violent
assailant
offensive
hostile
vicious
aggressor
unsub
shooter

Examples of using Aggressiveness in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Due to societal and cultural changes-- aggressiveness and violence in girls is on the rise. the rise of women in business and politics.
Kızların saldırganlığı ve şiddet duygusu artıyor. kadınların iş ve siyasette yükselmesi yüzünden Sosyal ve kültürel değişimler.
The Federal Reserve's aggressiveness in raising rates is often, though not always,
ABD Merkez Bankası Fedin faiz oranlarını arttırmadaki agresifliği, sürekli olmasa
But, using chemotherapeutic drugs, we take advantage of that aggressiveness, and we turn cancer's main strength into a weakness.
Fakat, kemoterapötik ilaçlar kullanarak, bu saldırganlıktan yararlanırız ve kanserin asıl gücünü bir zayıflığa çeviririz.
With that said, I appreciate your aggressiveness, But you were instructed to do an undercover buy.
Ama sen el altından yapılan işi söylüyordun. Söylediğim gibi, senin agresifliğini takdir ediyorum.
He was accused of instigating and allowing excessive verbal aggressiveness against the opposition MPs during sessions notably against SPO MP Mihajlo Marković.
Meclis oturumları sırasında( özellikle DPT Meclisi üyesi Mihajlo Markoviće karşı) muhalefet milletvekillerine aşırı sözlü saldırganlık ve onları kışkırtmakla suçlandı.
This is called aggressiveness from every angle”, said Zaharova.
Buna her açıdan saldırganlık denir'' ifadelerini kullandı.
Accusing authorities of reacting impassively towards what they describe as the Roma's aggressiveness, a group of more than 150 ethnic Magyars took to the streets and set fire to
Yetkilileri kendi deyimleriyle Romanların saldırganlıklarına karşı pasif tepki vermekle suçlayan 150den fazla etnik Macardan oluşan bir grup,
So we enhanced its aggressiveness.
O yüzden saldırganlığını arttırdık.
I have never known such aggressiveness.
Hiç böyle saldırgan adam görmedim.
I regret your aggressiveness, Walter.
Saldırganlığın için üzgünüm Walter.
Increases their aggressiveness. Lack of remorse.
Vicdan azabı çekmemeleri… saldırganlıklarını artırıyor.
Its speed and its aggressiveness are frightening.
Hızı ve saldırganlığı korkutucu.
And an Africanized bee is the bee's aggressiveness.
Afrika kökenli arılar bizim bildiklerimizden daha saldırgan.
Left unchecked, his aggressiveness will lead to disaster.
Kontrolsüz kalınca, saldırganlığı felaket boyutuna varıyor.
And an Africanized bee is the bee's aggressiveness.
Arasındaki fark saldırganlık. Bildiğimiz balarısıyla Afrika arısı.
Their behavioural development in terms of depression, anxiety, aggressiveness.
Davranışsal gelişimi bakımında saldırganlık, depresyon ve endişeye.
The report concerning your dog's aggressiveness and subsequent death.
Köpekle ilgili rapor, saldırganlığı, ölümü.
But I don't. You find his aggressiveness attractive.
Agresif olması sana çekici geliyor olabilir ama bana gelmiyor.
You find his aggressiveness attractive, but I don't.
Agresif olması sana çekici geliyor olabilir ama bana gelmiyor.
Not to mention Celexa, which should be curtailing your aggressiveness.
Saldırganlığını dizginleyen Celexadan bahsetmiyorum bile.
Results: 100, Time: 0.0481

Top dictionary queries

English - Turkish