AIDEN in Turkish translation

aiden
aidan
aien
alden
aiden
aiden karşı
aiden
aldenin
aiden
aldeni
aiden
aiden diye
aiden çok
aiden için
for aiden

Examples of using Aiden in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Aiden is different.
Aidan farklı.
You're thinking she should know what Aiden might have been into that got him murdered.
Yani sence Aidenın özel hayatını biliyordu ve onu bu yüzden öldürdü.
Anything on it that would explain why Aiden would have hired him?
İçinde Aidenın onu neden tuttuğunu gösteren bir şey var mıymış?
By exposing Aiden, you have put both of us at risk.
Aidenı ifşa ederek, ikimizi de riske attın.
More immediately, it means that Aiden is running out of time.
Daha da önemlisi Aidenın zamanı daralıyor demek.
As I'm sure you're all aware, Aiden is Hollywood's most promising young talent.
Eminim ki Aidenın Hollywooddaki gelecek vadeden bir genç yetenek olduğunun farkındasınızdır.
It's what the shinies told Aiden… Or what he saw happening to Julia.
Parlaklar Aidena öyle demiş ya da Julianın başına gelen şeyi görünce.
Why would Aiden do that to me?
Aidan bana bunu neden yaptı ki?
Tell him that Aiden is a guest.
Aidenın da konuk olduğunu söyle.
There is no way that aiden would have known he called.
Aidenın onun beni aradığını bilmesine imkan yok.
So we don't have anybody to watch Aiden.
Yani, Aidene bakacak kimsemiz yok.
Give aiden a hug.
Aidena benim için sarıl.
Aiden, good to see you.
Aidan, seni gördüğüme sevindim.
And that, Aiden, that worries me.
Işte bu, Aidan, bu beni endişelendiriyor.
So, aiden. any separation anxiety on his side?
Peki Aidenda ayrılık endişesi falan var mıydı?
You still thinking about what Aiden said?
Hâlâ Aidenın söylediklerini mi düşünüyorsun?
I know that Aiden was answering to Klaus, but he was loyal to the pack in the end.
Aidenın Klausla iş çevirdiğini biliyorum ama sonuçta sürüsüne sadıktı.
We will take Aiden down river, give him a true Crescent funeral.
Aidenı nehre bırakacağız. Ona gerçek bir Hilal cenazesi yapacağız.
So after all that, Klaus wasn't even the one that killed Aiden.
Yani Klaus Aidenı falan öldürmemiş öyle mi?
Starting with Aiden.
Aidendan başlayarak.
Results: 852, Time: 0.0916

Top dictionary queries

English - Turkish