ALIM in Turkish translation

alim
scholar
savants
wise

Examples of using Alim in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And when you return, you would be an Alim and you can be a leader someday.
Döndüğünde âlim olursun, ve belki de günün birinde lider bile olabilirsin.
We're looking into reports that Alim Assir was in country last week possibly to secure financing.
Alim Assirin geçen hafta ülkeye geldiğine dair raporları soruşturuyoruz muhtemelen mali bilgileri güvene almak için gelmişti.
Alim Hamza oglu Qasimov(Azerbaijani: Alim Həmzə oğlu Qasımov;
Alim Hamza oğlu Kasımov( Azeri: Alim Həmzə oğlu Qasımov,
Auntie, if you want to go to London to see Alim I can buy you a ticket, any time.
Teyze, Alimi görmek için Londraya gitmek istersen sana bilet alabilirim, ne zaman istersen.
At the same month Kalan Müzik released the songs"Alim" and"Kanaryam" by Sali which were produced for the film's soundtrack.
Kalan Müzik tarafından aynı ay yayımlanan film müzikleri albümündeki'' Alim'' ve'' Kanaryam'' şarkılarını seslendirdi.
Then he proceeds to list the qualities which actually enabled Alim to be an effective teacher:"Hazrat Alim Azimi made me irritated,
Sonra da Alimin gerçekte etkili bir hoca olmasını sağlayan nitelikleri sıralamaya başlıyor:“ Hazret Alim Azimi beni sinirlendirdi,
Dr. Alim Yıldız came to the position of chancellor even though he came in second place in the university elections.
Dr. Alim Yıldızın göreve geldiği gün olmasına dikkat çekiyor.
Alim adores them.
Alim onlara bayılır.
Alim, we have discussed this.
Alim, bu konuyu tartışmıştık.
I'm only teasing, Alim.
Sadece takılıyorum Alim.
Well, happy anniversary, Alim.
Yıldönümünüz kutlu olsun Alim.
Alim, your bed is made.
Alim, yatağın düzgün.
You were up late too, Alim.
Sen de geç yattın, Alim.
Alim, where's she going?
Alim, nereye gidiyor?
I won't mince words, Alim.
Lafı gevelemeyeceğim Alim.
A happy ending justifies everything, Alim.
Mutlu bir son her şeyi temize çıkarır, Alim.
Alim, are you still with me?
Alim hâlâ benimle misin?
Everyone's always down on you, Alim.
Herkes sana hep karşı oldu, Alim.
Alim said there was something wrong with the toilet.
Alim tuvalette bir problem olduğunu söyledi.
When Alim gets engaged, all this will be yours.
Alim nişanlanınca bunların hepsi senin olacak.
Results: 65, Time: 0.0467

Top dictionary queries

English - Turkish