ALISA in Turkish translation

alisayı
alisanın

Examples of using Alisa in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Babble. com publishers Rufus Griscom and Alisa Volkman, in a lively tag-team,
Babble. com yayıncıları Rufus Griscom ile Alisa Volkman, hayat dolu bir çift.
Alisa Miller, head of Public Radio International, talks about why-- though we want to know more about the world than ever-- the US media is actually showing less.
Public Radio Internationalın başkanı Alisa Miller,-- özellikle hepimiz dünya ile ilgili her zamankinden daha çok bilgiye sahip olmak istiyorken-- ABD medyasının'' daha az'' göstermesinin nedenleri ile ilgili konuşuyor.
Turkey, whose figure skating duo Alper Ucar and Alisa Agafonova won the country's only medal by taking silver in the ice dancing competition, took the 23rd
Artistik patinaj çifti Alper Uçar ve Alisa Agafonovanın buz dansı kategorisinde gümüş madayla alarak ülkenin tek madalyasını kazandığı Türkiye,
Aslan Kapba and Alisa Inapshba.
Aslan Kapbaya ve Alisa Inapshbaya verilmiştir.
Serbia's Ana Ivanovic lost her third round match loss to Russia's Alisa Kleybanova during day five of the 2009 Australian Open at Melbourne Park on Friday(January 23rd). Getty Images.
Sırp Ana İvanovic, Cuma günü( 23 Ocak) Melbourne Parktaki 2009 Avustralya Açık şampiyonasının beşinci gününde, Rus Alisa Kleybanovaya karşı oynadığı üçüncü tur maçını kaybetti. Getty Images.
Alisa, daughter.
Alisa, kızım.
Alisa taught math.
Alisa matematik dersi verirdi.
Alisa, come here.
Alisa, buraya gel.
Alisa, take it easy.
Alisa, sakin ol.
Come on, Alisa.
Hadi, Alisa.
You're not Alisa!
Sen Alisa değilsin!
That is me, Alisa.
Bu benim, Alisa.
Congratulations, Alisa Titova!
Tebrikler, Alisa Titova!
Stop it! Alisa… you!
Alisa… sen… Kes şunu!
There was an accident. Alisa.
Alisa… bir kaza geçirdin.
Happy Birthday, Alisa!
Doğumgünün kutlu olsun Alisa!
Stand up, Alisa!
Kalk ayağı, Alisa!
Alisa wasn't so lucky.
Alisa o kadar şanslı değildi.
Alisa, focus on my voice.
Alisa, sesime odaklan.
Alisa knew Trish could expose me.
Alisa, Trishin beni ifşa edebileceğini biliyordu.
Results: 144, Time: 0.036

Top dictionary queries

English - Turkish