AN ANALYST in Turkish translation

[æn 'ænəlist]
[æn 'ænəlist]
bir psikanalist
psychoanalyst
an analyst
bir analiz
analysis
bir analiste
analyst
bir analisti
analyst
bir analistsin
analyst

Examples of using An analyst in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Asad Gashi, an analyst from the Balkan Policy Institute-IPOL, agreed.
Balkan Politika Enstitüsü-POLe bağlı analist Asad Gaşi de aynı fikirde.
Are you suddenly an analyst, Quinn?
Birdenbire analizci mi oluverdin Quinn?
An analyst on that team was using his access to sec data to get rich.
Takımındaki çözümleyicilerden birisi zengin olmak için onun yetkisiyle bakanlık verilerine giriş yapıyordu.
Well, they don't call you an analyst for nothing.
Sana boşuna analist dememişler o zaman.
You're not an analyst.
Psikanalist değilsiniz.
Is it true you're an analyst for Brewster Keegan?
Brewster Keeganın analisti olduğunuz doğru mu?
You were an analyst for the Mossad.
Mossad için analist olduğunu sanıyordum.
I don't need an analyst.
Psikiyatriste ihtiyacım yok.
Just an analyst, huh?
Sadece analistsin ha?
I thought you were a field agent. I-I'm an analyst.
Ben analistim.- Saha ajanı olduğunu sanıyordum.
Fit into all this? How does an analyst in foreign military intelligence?
Dış askerî istihbarat analizcisi bu işe nasıl karışabiliyor?
An analyst? I need help.
Analiz mi? Benim yardıma… ihtiyacım var.
If you won't see an analyst, why don't you try to help yourself?
Eğer bir terapist görmek istemiyorsan, neden kendine yardım etmiyorsun?
Somebody in the office replaced an analyst with my brother.
Analisti, kardeşimle değiştirmiş. Ofisteki biri.
I get why you like being an analyst.
Analistliği niye sevdiğin belli.
I'm not even an analyst anymore.
Artık analist bile değilim.
You see an analyst?
Analiste mi gidiyorsun?
Maybe I should go see an analyst.
Belki de gidip bir uzmanla görüşmem gerekiyordur.
I am not letting an analyst as good as you slip through my fingers.
Senin kadar iyi bir çözümleyicinin parmaklarımın arasından gitmesine izin veremem.
Am I still gonna be an analyst or.
Yine analist mi olacağım yoksa.
Results: 129, Time: 0.0565

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish