AN APPLE in Turkish translation

[æn 'æpl]
[æn 'æpl]
bir elma
an apple
elmalı
apple
boochie
elmamız oldu
bir elmayı
an apple
bir elmanın
an apple
bir elmaya
an apple

Examples of using An apple in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We can see it in the cross section of an orange the cross section of an apple.
Bir portakalın kesitinde, bir elmanın kesitinde görebiliriz.
The boy has an apple in his pocket.
Çocuk cebinde bir elmaya sahiptir.
He was staring at an apple left on the table.
Masadaki bir elmaya gözünü dikmiş bakıyordu.
With that overbite, she could eat an apple through a chain-link fence.
O ileri çıkık üst dişleriyle tel örgünün dışından bile bir elmaya uzanıp yiyebilir.
Depends if you have got an apple.
Bir tane elman olmasına bağlı.
He's got an apple.
Bir elması var.
You were playing catch with an apple in the supermarket.
Süpermarket içinde bir elmayla yakalama oynuyordun.
He was choked with an apple?
Bir elmayla mı boğulmuş?
I have still got an apple and some candy.
Bir elmam ve birkaç şekerim de var.
And I look terrible with an apple in my mouth.
Ve ben ağzımda bir elmayla korkunç gözüküyorum.
Though they weigh no more than an apple tarsiers are perfectly formed hunters.
Bir elmadan daha hafif olmalarına karşın tarsierler mükemmel derecede formda avcılardır.
I see an apple. An apple.
Bir… elma. Bir elma görüyorum.
There's nothing in here but lettuce and an apple.
Burada maruldan ve bir elmadan başka bir şey yok.
And an apple.
Ve bir elmayla.
They still have an apple left.
Hala bir elmaları kalıyor.
Half an apple pie, too.
Yarım bir elman turta da var.
I have an apple.
Bir elmam var.
I was at the Honolulu Hyatt with more than an apple in my mouth.
Ben, Honolulu Hyatt Oteldeydim ve ağzımda bir elmadan daha fazlası vardı.
So Eliot has an apple.
Şimdi, Eliotın bir elması var.
Tom's lunch includes a sandwich and an apple.
Tomun öğle yemeği bir sandwiç ve bir elmadan oluşur.
Results: 1401, Time: 0.0482

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish